Türkiye, tarihi en keskin kırılma dönemlerinden  geçiyor. Ekonomik göstergeler alarm veriyor; enflasyon, işsizlik, hayat pahalılığı toplumun her kesimini derinden etkiliyor. Eğitim sistemi nitelikten uzaklaşmış, sağlık hizmetleri yetersizleşmiş, hukuk ve adalet duygusu zedeleniyor. Bunların yanınısıra siyasi ve inanç temelli kamplaşmalar uyumlu yaşamı  tehdit ediyor.  Aynı sorunları yaşayan insanlar ortak sorunları üzerinden birleşmesi gerekirken ayrışıyorlar, ortak akıl yerini karşılıklı öfkeye bırakıyor.