Akıllı ve vicdan sahibi bir insan kimsenin inancına karşı çıkmaz. Din, bireyin içsel bir yönelişidir; kimi bunu bir Tanrı’ya, kimi doğaya, kimi de sadece insanlığa yöneltir. Dindar olmak, bir aidiyet duygusu kadar bir anlam arayışıdır. Fakat bir şey vardır ki, samimi inanç başka, inancın kullanılması başkadır. İşte sorun burada başlar. Vicdanlı bir insan dini değil, dinin araçsallaştırılmasını hedef alır. Çünkü o bilir ki din; baskı, sömürü ve cehaletin taşıyıcısı değil, insanı ahlak ve adalete çağıran bir öz taşımalıdır.