Her ölümün ardından pek çok şey düşünülüyor malumunuz. Pek çok karar alınıyor ama daha mezarlıktan çıkılır çıkılmaz da unutuluyor alınan kararlar…

          Her ölüm sonrası pek çok şey yanı sıra, vefat edenin ardından söylenenler de derin derin düşündürüyor insanı.

          Hocanın sorusu karşısında herkes kendisini iyi bildiğini, hakkını helal ettiğini söylüyor ama kaçı yürekten, kaçı doğru, kaçı yalan bilmek mümkün değil. Zaten o anki duygunun etkisiyle bazı kötü yanlar unutulup anında vefat eden badem gözlü oluyor. Yaşarken de badem gözlü olan kişilerin vefatı çok daha üzücü oluyor ve ömür boyu unutulmayıp hep badem gözleriyle anılıyorlar. O geçici badem gözlülerin ise unutulması işten değil. Üstelik zamanla da her olumsuzlukları, kötülükleri her vesile hatırlanıp dile geliyor. Pek iyi anılmıyorlar velhasıl. Hatta öyle ki bazılarının ardından, “Oh iyi oldu, dünya bir kötüden kurtuldu. Çekebildiğince ceza çeksin gittiği yerde” denilerek anılıyor ve de haklar asla helâl edilmiyor.