Nereden, ne zaman, nasıl oldu da tarihin karanlık koridorlarında yürümeye başladık onu söylemem oldukça güç; bildiğim şey, o dehlizlerde kendimize ait izler ararken zamanın su gibi sessizce akıp gittiğidir. Tecrübe ile sabittir ki; atılan taşlar aynı kuyuya düşünce zaman mefhumu sıfırlanıyor. O küf kokan koridordan dışarıya çıktığımızda aradan iki saatin geçmiş olduğunu fark ettik. Girdiğimiz yolların bir kısmı çıkmaz sokaktı; ama biz geriye dönüp başka bir kapı aradık ve bulduk da o kapıyı. Bulduğumuz her yeni güzergâhta birbirimize dayanarak bir süre daha ilerledik. Niyet halis olunca…