Türkiye’de siyaset yıllardır aynı kısır döngüye sıkışmış durumda ilerliyor: Seçim günü halkın oyunu alan milletvekili ya da belediye başkanı, sandıktan çıktıktan sonra, seçmenlerin seçtiklerine ulaşamadıkları mertebeye taşıyarak, adeta “sınırsız bir yetki” kazanmış gibi davranıyor. Oysa seçmenin iradesi sadece seçim günü oy kullanmayla sınırlı olmamalı, seçtiği temsilcisini, gözetleme, denetleme, diyalog, eleştirme, geri çağırma hakkı olmalı.