Sanal bağımlılık, toplumsal yapımızı hızla sarıp sarmalıyor ahtapotun kolları gibi. Toplumumuz, bu nedenle soluk alamaz duruma gelmekte. Sanal bağımlılık, çocuk ve gençlerde başlıyor öncelikle. Ne yazık ki bu durum, göz göre göre toplumumuzun geleceğini, tehlikeye düşürüyor.

Toplu taşım araçlarında, yolda yürürken, yeiçlerde (kafelerde) otururken, evlerdeki konukluklarda, toplu yemeklerde başta çocuk ve gençler olmak üzere orta yaşlı birçok kişinin elinden telefon düşmemekte. Hatta kimi yaşulular da yanındaki kişilerle söyleşmek yerine, telefonla zaman geçirmekte. Bu da gösteriyor ki toplum olarak konuşmaktan ve insancıl ilişkilerden uzaklaşmaktayız hızla. Oysa söyleşmek duygu, düşünce ve isteklerin aktarımı. Bu yolla tinsel bir sağaltım da yapılıyor farkında olmadan.