-İnsanın en büyük gurbiyeti bazen memleketinden değil, kendi kalbinden uzak düşmesidir-

Bazen geceler kabus gibi çöküyor insanın üzerine. Şehir uykuda ama ışıkları sönmüyor. Camdan dışarı baktığında, sanki her pencerede bir yalnızlık nöbet tutuyor. İnsan kalabalığın içinde kaybolmaya alışıyor. Sesler, arabalar, ışıklar… Hepsi birer yankı sadece. Gerçek bir ses arıyor insan; yüreğine dokunan, onu anlayan bir ses. Ama şehir, duygulara fazla yer bırakmıyor. Her şey hızlı, her şey geçici. Hüzün bile fazla kalamıyor insanda, hemen bir sonraki gündeme karışıyor.