Ülkemizde bilgili olmak ile aydın olmak birbirine karıştırılmaktadır. Bilgili olan herkesin aydın olması beklenemez. Belirli bir konuda eğitim görenlere, uzmanlaşanlara, hatta profesör unvanı alanlara bilgili demek doğrudur ama hepsine aydın demek bizi yanlışa sürükleyebilir.

Dil Derneği’nin Türkçe Sözlüğü’nde aydın şöyle tanımlanmaktadır: “kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli, çağın gereksinmelerini benimseyen, değerlendirme yetisi gelişmiş kimse”. Aydın, ulusalcıdır, ulusal devleti ve eşit paylaşımı savunur, sözüne güvenilen, ilkeli, erdemli, ülkesinin sorunlarına çözüm önerileri getiren, yapılan hukuksuzluklara ve haksızlıklara tepki veren, dürüst bir kişilik yapısına sahiptir. Aydın olmanın ilkeleri arasında, küreselleşmeye, sömürüye, liberalizme, kapitalizme, çok uluslu şirketlere ve özelleştirmeye karşı koymak vardır. Aydın olmak, aydın olmanın bilincine varmak, her bilgi sahibinin kolaylıkla üstesinden gelebileceği bir olgu değildir. Aydın, ülkesini ve olayları sadece yorumlayan değil; aynı zamanda ülkesini geliştirmek için korkmadan cesaretle mücadele eden kişidir. Bunun yanında ülkemizde aydın olmanın koşulları Kemalist ilke ve devrimlere sahip çıkmaktır, tam bağımsızlık ve emperyalizm karşıtlığında buluşmaktır.