Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca muhalefet etme biçimiyle değil, yerelde kurduğu yönetim anlayışıyla da toplumun dikkatle izlediği bir siyasal alana dönüştü. Seçmen iktidarın baskılarını izlerken, kazanımlarda emeği olan değil, parti örgütlerini ve yerel yönetimlerin performansını da aynı dikkatle izliyor.

Özgür Özel’in yerel yönetimler kazanıldığında açık ve net şekilde halkçı yönetim ve sosyal belediyecilik çağırısı yaptı. Genel başkan, şüphesiz her alanda olağan üstü mücadele yürütüyor... Türkiye’de sertleşen siyasal iklim içinde, ekonomik kriz, hukuk tartışmaları, demokrasi gerilimi ve muhalefete dönük yoğun baskılar altında parti dinamiklerini ayakta tutan yeni bir siyasal tempo ortaya koyuyor. Meydanlarda görünür olması, halkla doğrudan temas kurması, geri çekilmeyen dili ve aynı zamanda Avrupa’daki sosyal demokrat çevrelerle kurduğu ilişkiler, partiyi yalnızca iç siyasette değil dış politik zeminde de yeniden görünür hale getiriyor.