Prof. Dr. Erol Kurç, tatil yolculuklarında hareketsiz kalmanın gizli pıhtı riskini artırabileceğini belirtti. Uzun süre aynı pozisyonda oturmak, bacak kaslarının yeterince çalışmamasına bağlı olarak toplardamarlardaki kan akışını yavaşlatabilir. Kan dolaşımındaki yavaşlama, risk faktörleri bulunan kişilerde pıhtı oluşumuna zemin hazırlayabilir.

İleri yaş, obezite, sigara kullanımı, gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, yakın zamanda geçirilen ameliyatlar, kanser tedavisi, hareketsiz yaşam tarzı ve daha önce derin ven trombozu öyküsü bulunması riski artıran faktörler arasında yer alıyor. Herhangi bir risk faktörü bulunmayan kişilerde de uzun yolculuklar sonrasında pıhtı gelişmesi göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle herkesin uzun yolculuklarda dolaşımını destekleyecek önlemler alması önem taşıyor.

Derin ven trombozu her zaman belirti vermeyebilir. En sık görülen bulgular tek bacakta şişlik, ağrı, gerginlik hissi, ciltte kızarıklık ve ısı artışıdır. Bazı hastalarda belirti ortaya çıkmadan da pıhtı gelişebilir. En büyük risk, pıhtının bulunduğu yerden koparak akciğere ulaşmasıdır. Böyle bir durumda ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, öksürük veya bayılma görülebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Yeterli sıvı tüketimi dolaşım açısından önemlidir. Yolculuk boyunca vücudun susuz kalmamasına özen gösterilmelidir. Bel ve bacak bölgesini sıkan dar kıyafetler yerine daha rahat giysiler tercih edilmelidir. Bu, dolaşımı olumlu yönde destekleyebilir.

Risk grubunda bulunan kişilerin uzun yolculuk öncesinde hekim değerlendirmesinden geçmesi önemlidir. Daha önce pıhtı öyküsü bulunanlar, aktif kanser tedavisi görenler veya yakın zamanda ameliyat geçiren kişilerde yolculuk öncesinde bireysel risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Gerekli görülen durumlarda koruyucu tedavi seçenekleri hekim önerisi doğrultusunda planlanmalıdır.

Derin ven trombozunda erken tanı, ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynar. Tatil dönüşünde ortaya çıkan belirtiler göz ardı edilmemelidir. Yolculuk sonrasında gelişen tek taraflı bacak şişliği, ağrı, kızarıklık veya nefes darlığı gibi yakınmalar basit kas ağrısı olarak değerlendirilmemelidir.

Erken dönemde yapılan değerlendirme ve uygun tedavi, hem pıhtının büyümesini hem de yaşamı tehdit eden pulmoner emboli gelişme riskini azaltabilir. Uzun yolculuklarda düzenli hareket etmek, yeterli sıvı tüketmek ve risk faktörlerinin farkında olmak alınabilecek en etkili koruyucu önlemler arasında yer alır.

Kurç: Hareketsizlik pıhtı riskini artırıyor