Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'nin 1974 Barış Harekatı'na ilişkin kararına sert tepki gösterdi. Bakan Güler, "Rum lobilerinin etkisiyle hazırlanan bu yanlı yaklaşım bizler için yok hükmündedir ve alınan kararı en güçlü şekilde reddediyoruz." dedi.

Bakanlık açıklamasında belirtildiğine göre, Bakan Güler ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 39'uncu Mekanize Piyade Tümen Komutanlığını ziyaret etti. Heyet, inceleme ve denetlemelerin ardından Mehmetçik ile yemekte bir araya geldi.

Bakan Güler, konuşmasında KKTC'de bulunmaktan ve 39'uncu Mekanize Piyade Tümen Komutanlığını ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Güler, bölgede ve dünyada risklerin arttığı hassas bir süreçten geçildiğini ifade etti. Bu kritik ortamda, jeopolitik önemi yüksek Türkiye'nin çok yönlü tehdit ve tehlikelere karşı daima güçlü ve uyanık olması gerektiğini vurguladı.

Terörsüz Türkiye Hedefi

Bakan Güler, Bakanlık olarak ülkenin bekası, milletin güvenliği ve huzuru için stratejiler ürettiklerini belirtti. "Yaptığımız planlamalar, artırdığımız kabiliyetlerimiz ve personelimizin kahramanlığı ile terörle mücadelede büyük başarılar elde ettik" dedi. Güler, Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde başlatılan Terörsüz Türkiye sürecinin hedefine kararlı adımlarla ilerlediğini vurguladı. "Bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz" ifadesini kullandı.

Bakan Güler, tüm faaliyetlerde ülkenin ve milletin hak ve menfaatlerini gözettiklerini söyledi. Hudutların emniyetini en modern tedbirlerle sağladıklarını, mavi ve gök vatandaki hakları tavizsiz koruduklarını kaydetti. Türkiye'nin birçok coğrafyada uluslararası güvenlik, barış ve istikrar için etkin roller üstlendiğini belirten Güler, uluslararası alandaki yapıcı rolünün tartışılmaz derecede önemli ve gerekli olduğunu ifade etti.

Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve Türkiye'nin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin, ülkenin uluslararası alandaki saygınlığını bir kez daha gösterdiğini belirtti.

Bakan Güler, "Türkiye, sahip olduğu imkan ve kabiliyetleri, güçlü ordusu ve gelişen yerli savunma sanayisi ile güvenin, istikrarın ve refahın en önemli adreslerinden biridir." diye konuştu.

Türk Askerinin Kıbrıs'taki Kahramanlığı

Bakan Güler, Kıbrıs'ın milli bir mesele olduğunu vurgulayarak, Garanti ve İttifak Antlaşmaları kapsamında güvenlik ve barışın korunmasına yönelik faaliyetlerin başarıyla sürdürüldüğünü belirtti. Güler, "Ada'da senelerce devam eden çatışmalar ancak 52 yıl önce kahraman ordumuzun bu topraklara ayak basmasıyla sonlanmış, hem Türkler hem de Rumlar için güvenli ve huzurlu bir ortam tesis edilebilmiştir" dedi.

Büyük bir başarıyla icra edilen bu harekatta Türk askerinin emsalsiz kahramanlığının tarihe altın harflerle yazıldığını ifade eden Güler, 39'uncu Piyade Tümeni'nin Ada'ya ilk çıkan birliklerden biri olduğunu hatırlattı. Tümen, Barış Harekatı'nın her iki aşamasında da kahramanca mücadele ederek 142 şehit verdi. Güler, Komutanlığın o tarihten bu yana Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve güvenliğinin güvencesi olduğunu söyledi. "39'uncu Piyade Tümenimizin bugünkü mensupları olarak sizler de burada hayati ve tarihi bir vazife icra ediyor, hem kahraman ordumuzun hem de devletimizin etkinliğini Kıbrıs'ta gösteriyorsunuz" diye ekledi.

Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Kararına Tepki

Güler, Kıbrıs'ın stratejik konumu nedeniyle Türk askerinin adadaki varlığının güvenlik ve istikrar için kritik önem taşıdığını belirtti. Uluslararası çözüm önerilerine yıllarca olumlu yaklaştıklarını ancak karşılık göremediklerini ifade etti. Buna rağmen iyi niyetli tutumlarından ve uluslararası hukuka uygun çözüm arayışlarından vazgeçmediklerini vurguladı.

Bakan Güler, "Kıbrıslı kardeşlerimizin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi vazgeçilmezimizdir" dedi. Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen, Türkiye'yi hedef alan asılsız iddialar içeren kararın hukuki, tarihi ve vicdani temeli bulunmadığını belirtti. Güler, "Rum lobilerinin etkisiyle hazırlanan bu yanlı yaklaşım bizler için yok hükmündedir ve alınan kararı en güçlü şekilde reddediyoruz" ifadesini kullandı. Bu tür siyasi metinlerin Kıbrıs'taki tarihi gerçekleri değiştirmesinin veya Türkiye'nin meşru haklarını tartışmaya açmasının mümkün olmadığını kaydetti. Avrupa Birliği kurumlarının, Rum kesimini üyeliğe kabul ettikleri tarihten itibaren Kıbrıs meselesine tarafsız yaklaşabilme vasfını büyük ölçüde yitirdiğini sözlerine ekledi.

Kıbrıs Türklerine Yönelik Mezalimler Tarihi Gerçeklerle Sabit

Güler, Avrupa Parlamentosu'nun kurumsal tarafsızlığına gölge düşüren bir tutum sergilediğini belirtti. 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı sistematik saldırıları, katliamları ve insan hakları ihlallerini görmezden geldiğini vurguladı. Güler, "Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran ve Ada'ya kalıcı barış ile istikrar getiren 1974 Barış Harekatı'nı çarpıtmayı tercih etmektedir" dedi.

Bakan, EOKA terörüyle gerçekleştirilen katliamlar ve Kıbrıs Türklerine yönelik mezalimlerin tarihi gerçeklerle sabit olduğunu ifade etti. "Geçmişte Mora'da, Balkanlarda, Anadolu'da, Kıbrıs'ta masum sivillere yönelik işledikleri vahşetler tarihi kayıtlarla ortadayken, bu gerçekleri görmezden gelenlerin siyasi saiklerle Türkiye'yi ve kahraman TSK'yı hedef alan değerlendirmeleri asla kabul edilemez" diye konuştu.

Tarih, Belgelerle ve Hakikatlerle Yazılır

Güler, Gazze'de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalanların, Kıbrıs konusunda tarihi gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmelerde bulunmasını uluslararası vicdan açısından ciddi bir çelişki olarak nitelendirdi. "Unutulmamalıdır ki tarih, siyasi argümanlarla değil belgelerle ve hakikatlerle yazılır. Hakikatler de er ya da geç bütün açıklığıyla ortaya çıkma vasfına sahiptir" dedi.

Bakan Güler, Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarından ve garantör devlet olarak üstlendiği sorumluluklarından asla taviz vermeyeceğini vurguladı. Adil bir çözüm için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

Güler, "Artık pek çok tarafsız kurum ve kişi de Ada'da kalıcı çözümün ancak eşit egemen iki devletin varlığı temelinde mümkün olabileceğini ifade etmeye başlamıştır" dedi. Muhatapları ve üçüncü tarafları gerçeklerden uzak iddialardan vazgeçmeye, statükocu söylemleri bırakmaya davet etti. Tarihi gerçeklerle uyumlu, makul ve yapıcı bir anlayışla çözüme yönelme çağrısı yaptı. Bakan Güler, Kıbrıslı Türkler ve Rum komşularının müreffeh geleceği ile Ada'da kalıcı huzur ve barış için en doğru yolun bu olduğunu ifade etti.

Ada Çevresindeki Hareketlilik ve Türkiye'nin Kararlılığı

Milli Savunma Bakanı Güler, İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki saldırılarının bölge güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Rum kesiminin de bu durumdan istifade ederek istikrara zarar verebilecek faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.

Güler, bu süreçte Doğu Akdeniz'de ve Ada'nın güneyinde yabancı ülkelerin hareketliliğinin arttığını ifade etti. Tüm bunlara karşı Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde korumak için büyük bir azim ve kararlılığa sahip olduklarını söyledi.

Bakan Güler, Mehmetçik'in görevini bundan sonra da özveriyle yerine getireceğine inandığını vurguladı. "Kıta stajı kapsamında burada bulunan son sınıf Harbiyelilerimizin de başta Kıbrıs meselesi olmak üzere milli tezlerimize çok iyi hakim olmalarını ve burada edinecekleri bilgi ve tecrübeleri mezun olduktan sonra meslek hayatlarına en güçlü şekilde yansıtmalarını beklediğimi ifade etmek isterim" dedi.

Güler, Mete Han'dan Atatürk'e kadar tüm devlet büyüklerini ve komutanları saygıyla andı. Kıbrıs Türk halkı için mücadele eden şehitleri, Kıbrıslı mücahitleri ve ebediyete intikal eden gazileri rahmet ve minnetle yad etti. Şehit ve gazilerin ailelerine saygı ve şükranlarını sundu.

Bakan Güler: AP'nin Kıbrıs kararı yok hükmündedir
Bakan Güler: AP'nin Kıbrıs kararı yok hükmündedir
Bakan Güler: AP'nin Kıbrıs kararı yok hükmündedir