Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik her türlü girişime karşı olduklarını açıkladı. Abdulati, "Gazze'deki Filistinli gruplar, silahların teslim edilmesi, siyasi sürece başlanması konusunda sorumlu davrandı. İsrail'in de yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. Bakan Abdulati, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile El Alameyn kentinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuştu.
Abdulati, bölgede yaşanan zorluklar nedeniyle sürekli istişarenin önemine değindi. Bakan Fidan ile yapıcı görüşmeler yaptıklarını belirten Abdulati, Türkiye ile Mısır ilişkilerini ilerletme yönünde siyasi irade olduğunu söyledi. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin yanı sıra, kendisi ile Bakan Fidan'ın eş başkanlığını yaptığı Ortak Planlama Grubu'nun varlığını hatırlattı. Abdulati, düzenli toplantıların ve üst düzey istişarelerin iki ülke arasındaki diyaloğu ve işbirliğini güçlendirdiğini kaydetti.
Bakan Abdulati, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin ilerleyeceğini ve özel sektördeki koordinasyonun gelişeceğini düşündüğünü belirtti. İki ülke arasındaki koordinasyonun "dünyaya örnek olacağını" söyledi. Ekonomik ve ticari ilişkilerin de ele alındığını dile getiren Abdulati, "Mısır-Türkiye ilişkileri, iki büyük ülke arasındaki sağlam temellere dayanıyor ve bölgede istikrar ile işbirliğinin temel dayanaklarından birini oluşturuyor." dedi. Ticaret hacminin 9 milyar dolara ulaştığını ve 15 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini vurguladı. Serbest ticaret anlaşmasından daha etkin yararlanılması gerektiğini belirten Abdulati, bunun ekonomik işbirliğini güçlendireceğini ve ortak yatırımlar için yeni fırsatlar yaratacağını kaydetti. Türk şirketlerinin Mısır'daki yatırımlarından memnuniyet duyduğunu ifade eden Abdulati, bölgesel ve uluslararası pazarlara yönelik ortak projelerin geliştirilmesini teşvik ettiklerini aktardı. Sanayi, ortak üretim, lojistik, enerji, ulaştırma, madencilik, bilişim teknolojileri ve yenilenebilir enerji alanlarında işbirliği imkanlarının değerlendirildiğini söyledi. Teknik eğitim, teknoloji transferi ve insan kaynağının geliştirilmesinin de gündemde yer aldığını ekledi. Ayrıca eğitim, mesleki eğitim, yükseköğretim, turizm, kültür, arkeoloji, sağlık, sivil havacılık, gençlik ve spor alanlarında işbirliğinin geliştirilmesinin önemini vurguladı. Mısırlı Bakan, Türk mevkidaşıyla ikili işbirliği görüşmelerinin verimli geçtiğini belirtti. Yaklaşık bir hafta önce Trabzonspor'a transfer olan Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'ın Türkiye'de sıcak karşılanmasından dolayı Türk halkına teşekkür etti. Abdulati, Mısır ve Türkiye'nin birçok bölgesel ve uluslararası meselede benzer görüşlere sahip olduğunu ifade ederek, stratejik ortaklığın güçlendirilmesi ve üçüncü Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısına hazırlık çalışmalarının sürdürüleceğini kaydetti.
Filistin meselesi, görüşmelerin önemli başlıklarından biriydi. Abdulati, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere yönelik ihlallerini reddettiklerini ve kınadıklarını belirtti. "Filistin halkının devredilemez haklarından taviz verilmesini kabul etmediğimizi vurguladık." şeklinde konuştu. Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ile işgal altındaki Kudüs'teki Müslüman ve Hristiyan kutsallarının hukuki ve tarihi statüsünün ihlal edilmesini de kınadıklarının altını çizdi. Bakan Fidan ile Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasının uygulanmasının önemini kapsamlı şekilde ele aldıklarını aktaran Abdulati, şunları söyledi:
"İkinci aşamanın içeriği açık. Bu aşama silahların teslim edilmesini ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesini öngörüyor. Dolayısıyla bunun dengeli bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu, planda son derece açık bir şekilde ortaya konulmuş durumda. Bu nedenle, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın planının ikinci aşamasının uygulanmasının önüne engel koyacak her türlü politikayı veya eylemi kınıyoruz."
Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasının uygulanmasına çelme takacak her türlü girişime karşı olduklarını vurgulayan Abdulati, "Gazze'deki Filistinli gruplar, silahların teslim edilmesi ve siyasi sürece başlanması konusunda sorumlu davrandı. İsrail'in de yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor." dedi. İsrail'in Trump'ın planı kapsamında özellikle ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Abdulati, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İlk aşamada insani yardımların girişinin tamamlanması ve günlük 600 kamyonluk yardım seviyesine ulaşılması, hastaneler ile kliniklerin yeniden rehabilite edilmesi ve ikinci aşamanın uygulanması gerekiyor. Ayrıca plana tam olarak bağlı kalınması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesinin silahların teslim edilmesiyle eş zamanlı gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bunlar son derece önemli hususlar. İsrail tarafının ikinci aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirmesi yönünde sürekli baskı yapılması gerekiyor."
Görüşmede Libya'daki gelişmeler de ele alındı. Abdulati, Türkiye ve Mısır'ın Libya'daki kurumların birleştirilmesi ve Libyalıların öncülüğündeki çözümün desteklenmesi için ortak çabalarını artırmasının önemine işaret etti. Libya'daki yürütme erkinde yaşanan bölünmenin sona erdirilmesi ve devlet kurumlarının birleştirilmesinin, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin önünü açacağını ifade etti. Seçimlerin eş zamanlı gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Yabancı savaşçı ve paralı askerlerin Libya'dan çıkarılması ile ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının önemini dile getirdi.
Sudan da Fidan ile görüşmelerde yoğun şekilde ele alınan dosyalardan biriydi. Abdulati, "Mısır ile Türkiye arasında Sudan'da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabalar konusunda işbirliği bulunuyor." dedi. Sudan'daki krizde siyasi çözümlerin önceliklendirilmesi ve ulusal kurumların korunup desteklenmesi gerektiğini belirtti. Mısır'ın bölgesel aktörlerle koordinasyon içinde siyasi çözümü desteklemek ve Sudan'ın birliğini korumak için çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Abdulati, "Sudan konusunda Türkiye'deki dostlarımızla üzerinde mutabık olduğumuz bir dizi ilke ve kriter var. Bunların başında ateşkesin sağlanması ve Sudan'da tamamen Sudanlıların sahipliğinde kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması geliyor." ifadelerini kullandı. İnsani yardımların Sudan'ın tüm bölgelerine ulaştırılması gerektiğini, Sudan ordusu ve devlet kurumlarının ülkedeki herhangi bir milis güçle eş tutulamayacağını kaydetti.
"Sudan'da askeri bir çözüm bulunmadığını ve diplomatik ve siyasi çabaların ilerletilmesinin büyük önem taşıdığını da görüştük. Biz de bu doğrultuda hareket ediyor ve ateşkesin sağlanmasının ardından Sudan'da siyasi sürecin başlatılması için ortaklaşa yoğun çaba harcıyoruz. Bu çabalar durmayacak, devam edecek."
Milislere ulaştırılmak üzere Sudan'a "silah kaçakçılığı" yapıldığını söyleyen Abdulati, "Bu durum ülkedeki gerilimin ve çatışmaların tırmanmasına neden oluyor. Silahların milislere akışını durdurmak ve siyasi çözümleri ilerletmek için mümkün olan tüm çabayı gösteriyoruz." diye konuştu.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin bir soruya yanıt veren Bakan Abdulati, Mısır'ın Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan bu anlaşmaya katılım konusunu ciddiyetle ele aldıklarını belirtti. Konunun Mısır devlet kurumlarınca kapsamlı şekilde incelendiğini söyleyen Abdulati, "Mısır'ın üç ülkeyle de (Türkiye-Suudi Arabistan ve Pakistan) siyasi alanlarla sınırlı olmayan, ayrıcalıklı ilişkileri bulunuyor. Mısır, üç ülkeyle ikili ilişkilerini ilerletmeye önem veriyor." dedi. Mekke Savunma Anlaşması'na işaret eden Abdulati, "Savunma alanları söz konusu olduğunda ve bu konuda yükümlülükler bulunduğunda, Mısır Anayasası ve hukuki yükümlülükler doğrultusunda kapsamlı incelemeler yapılması gerekiyor." ifadelerini kullandı. Abdulati, "Bu konunun en başından beri farkındayız ve karar alınması amacıyla Mısır devleti içinde kapsamlı şekilde inceleniyor. Özellikle bölgede eşi görülmemiş meydan okumaların yaşandığı bir dönemde bölgesel düzenlemelere ilişkin çok sayıda fikir ve girişim bulunuyor." diye ekledi.
Ukrayna krizi de görüşmelerde ele alındı. Abdulati, savaşın Mısır ve gelişmekte olan ülkeler üzerindeki ekonomik etkilerine dikkat çekti. Karadeniz üzerinden gıda sevkiyatının ve deniz ulaşımının sürdürülebilirliğini sağlayacak tüm çabaları desteklediklerini ifade etti. Mısır'ın dünyanın en büyük buğday ve tahıl ithalatçısı olduğunu, ithalatının bir bölümünün Karadeniz'deki deniz yolları üzerinden gerçekleştirildiğini söyledi. Mısırlı Bakan, 2022'de Türkiye, Rusya, Ukrayna ve BM arasında İstanbul'da imzalanan Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın yeniden yürürlüğe girmesi için Ankara'nın sarf ettiği çabaları ve Karadeniz'de gemilerin seyrüsefer özgürlüğünü desteklediklerini belirtti.










Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!