Oral-B İstanbul Boğaziçi Triatlonu, 16 Ağustos Pazar günü altıncı kez düzenlenecek. İki kıtayı aynı parkurda buluşturan bu organizasyon, dünyanın ilk ve tek kıtalararası triatlonu olma özelliğini taşıyor. Yarış, İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve tarihi Boğaziçi semtlerini parkuruna dahil ediyor.
Sporcular, 2,2 kilometrelik yüzme etabı ile Boğaz'da yarışa başlayacak. Ardından 40 kilometre bisiklet sürerek Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinden Asya'dan Avrupa'ya geçecekler. Son olarak 10 kilometrelik koşu etabını tamamlayacaklar. Bu yıl programa ilk kez 2,2 kilometre yüzme ve 10 kilometre koşudan oluşan aquathlon da eklendi.
Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, İstanbul Boğaziçi Triatlonu'nu federasyonun "vizyon ve marka yarışı" olarak gördüklerini belirtti. Yalçınkaya, organizasyonun uluslararası bilinirliğinin arttığını kaydetti.
Yalçınkaya, "İstanbul, hem tüm Türkiye'ye hem de Türkiye'nin gücünü ve vizyonerliğini dünyaya gösterdiğimiz organizasyonumuz. Çünkü böyle bir lokasyon yok, her gelen hayran kalıyor." ifadelerini kullandı. Geçen yıl İstanbul'da Asya ve Avrupa şampiyonalarının ilk kez aynı organizasyon kapsamında yapıldığını hatırlattı.
Yarışın uluslararası triatlon çevrelerinde hala konuşulduğunu belirten Yalçınkaya, bu yılki organizasyonun 2027'de düzenlenecek Avrupa Oyunları açısından da önemli olduğunu söyledi. Yurt dışından gelecek delegelere, gelecek yıl kullanılacak yarış alanı bu organizasyon sırasında gösterilecek.
Yalçınkaya, organizasyonun her yıl düzenlenmesinin uluslararası sporcular için önemli olduğunu vurguladı. Yarışın takvimlerde kalıcı bir yer edinmeye başladığını ifade etti.
Yalçınkaya, "Kıtalararası tek triatlon yarışı hala biziz. İstanbul organizasyonundan hem federasyonum hem de ülkem adına gurur duyuyorum. Çünkü orada bir marka doğuyor, marka yarış olacak." dedi. Sürekliliğin organizasyonun güvenilirliğini ve kurumsal yapısını güçlendirdiğini belirtti.
İlk yıllarda yarışların takvime alınması konusunda belirsizlikler yaşandığını aktaran Yalçınkaya, İstanbul'daki organizasyonun altıncı yılına ulaşmasının bu açıdan önemli olduğunu söyledi.
Parkurun İstanbul'un simge noktalarını bir araya getirmesi, organizasyona turizm açısından da farklı bir boyut kazandırıyor. Sporcular Boğaz'da yüzdükten sonra Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçiyor. Koşu etabında ise Küçüksu'ya dönerek Anadolu Hisarı ve tarihi yalıların bulunduğu güzergahta ilerliyor.
Yalçınkaya, parkurun spor turizmi açısından taşıdığı potansiyele dikkat çekti. "Sporcularımız Boğaz'da yüzüyor, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçiyor, sonra tekrar Küçüksu'ya gelip Anadolu Hisarı'nın ve tarihi yalıların arasından İstanbul'un tarihini hissederek mükemmel bir manzarada koşuyor." ifadelerini kullandı.
İstanbul'un dünya çapındaki bilinirliğinin organizasyona ayrı bir sorumluluk yüklediğini belirten Yalçınkaya, "İstanbul'a ve ülkemize yakışır, en üst seviyede yarış yapmaya çalışıyoruz ve bunu başardığımızı düşünüyorum." dedi.
Bu yılki en önemli yeniliklerden biri aquathlon yarışı oldu. Bisiklet etabına katılmadan Boğaz'da yüzmek ve tarihi güzergahta koşmak isteyen sporcular için hazırlandı. Yarış, 2,2 kilometrelik yüzme ve 10 kilometrelik koşudan oluşacak.
Yalçınkaya, "Bisikleti olmayan ancak Boğaz'da yüzmek ve tarihi alanlardan geçerek koşmak isteyenler için yüzme ve koşu kısmından oluşan aquathlonu da bu organizasyonun içine dahil ettik." dedi. Yeni formatın katılımı önemli ölçüde artırmasını beklediklerini söyledi.
Triatlon ve aquathlon sporcuları aynı startta yarışa başlayacak. Yüzme etabının ardından triatloncular bisiklet parkuruna geçerken aquathlon katılımcıları koşuya devam edecek. Yarış öncesindeki 15 Ağustos Cumartesi günü kayıt işlemlerinin yanı sıra çeşitli etkinlikler de yapılacak. Görsel: © Yapay zeka ile oluşturulmuş resim






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!