Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceklerini belirtti. Memişoğlu, "Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz. İlaç firmalarıyla görüştük. Türkiye'nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. TÜSEB'le beraber üretimini teşvik ediyoruz." ifadelerini kullandı.
USHAŞ İstanbul Şubesi'nde sağlık muhabirleriyle bir araya gelen Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sisteminin ülkenin gurur kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. Özellikle son 25 yılda sağlıkta büyük bir gelişim süreci yaşandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın insan odaklı sağlık hizmeti için destek verdiğini aktaran Memişoğlu, iyi sağlık çalışanlarının hizmet sunumunda önemine değindi.
Memişoğlu, Türkiye'nin sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal ve teknolojik açıdan güçlü bir ülke haline geldiğini dile getirdi. "Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir haldeyiz." sözleriyle durumu özetledi.
"Koruyan, Geliştiren ve Üreten" sağlık modelinin başarısı için sağlık muhabirlerinin önemine değinen Memişoğlu, "Her biriniz en az bizler kadar sağlıkçısınız. Çünkü biz sağlıkta hekim, yönetici olarak ne yaparsak yapalım bunu duyuracak, toplumun kültürünü ve bilincini artıracak sizlerin haberleridir." dedi.
Palyatif bakımda yeni uygulama
Bakan Memişoğlu, Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmeliği yayımladıklarını açıkladı. Yönetmelikle "palyatif kritik bakım hizmeti" tanımlandı. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetleri entegre edilerek Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi (ESKOM) adıyla bir komuta merkezi oluşturuldu.
Yeni mevzuatla uzun yatışta olan hastaların evden uzaktan bakımı daha etkin hale gelecek. Toplumun yaşlanması ve aile yapısındaki değişimler göz önüne alınarak bu model geliştirildi. Aile hekimleri de sisteme dahil edildi.
Aile hekimleri, palyatif bakıma ihtiyacı olan hastaları ESKOM'a bildirecek. Hastaneden taburcu olanlar ise otomatik olarak aile hekimine yönlendirilecek. Memişoğlu, "Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul'da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul'da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz." ifadelerini kullandı.
Memişoğlu, iki senede 160 mevzuat çıkardıklarını belirtti. "2024 yılının kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliğini değiştirdik. Sağlık sisteminin koruyan sağlık tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye'de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul'da 1121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde, yaklaşık 1850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul'da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye'deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var." sözlerini kaydetti.
Ölümlerin yüzde 34,7'si dolaşım sistemi hastalıkları
Bakan Memişoğlu, TÜİK'in geçen ay yayımladığı bültene göre Türkiye'deki yaş ortalamasının 78,5'e yükseldiğini aktardı. Bebek ölüm oranlarının 2002'de binde 31,5 iken, 2025'te binde 7,8'e düştüğünü belirtti. Memişoğlu, "Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD'de bunlarla ölçülüyor." dedi.
Memişoğlu, ölümlerin yüzde 34,7'sinin dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16'sının ise iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle olduğunu vurguladı. Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42'sini iskemik kalp hastalığı oluştururken, tümörlerin yüzde 30'unu solunum hastalıkları, akciğer ve gırtlak kanserleri oluşturuyor. Bakan, bu ölümlerin temel sebepleri arasında sigara, hareketsizlik ve kiloyu gösterdi. "Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Türkiye'de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Ölüm sebeplerimizin yüzde 50'sinin üzerindeki hastalıkların esas sebebi sigara, hareketsizlik ve kilo." ifadelerini kullandı.
Kilonun önemli bir sağlık riski olduğunu belirten Memişoğlu, "Yüzde 30 neredeyse morbid obeze dönüşmüş bir toplumdan bahsediyoruz ve bunun sebepleri yaşam tarzı, stres, yeme alışkanlıklarıdır. 2000'li yıllarda Türkiye'de yaklaşık 3 kişiden biri kırsalda yaşıyordu. Bugün sadece 100 kişiden 6,6'sı kırsalda yaşıyor. Bu, yaşam tarzının değiştiğini gösteriyor ancak beslenme alışkanlığı farklılaşmıyor. Beslenme alışkanlığı sabah, öğle, akşam ağır yemeklerle kötüleşmiş durumda. Şehirde hareket kısıtlılığı da var. Toplumun bu alışkanlıklarını değiştireceğiz. Toplumun tedavi talebinden çok, sağlık talebini oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda destek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Memişoğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile işbirliği yaparak Sporcu Sağlık Raporları Yönetmeliği'ni çıkardıklarını bildirdi. Sporcuların sağlık raporunu, hastalıkları yoksa e-Nabız üzerinden beyan edebileceğini aktardı.
Organ bağışı sayısı 250 bine ulaştı
Organ naklinde kadavradan organ bağışı bulmakta zorlandıklarını belirten Memişoğlu, kanunla yapılan değişiklikle e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabildiğini söyledi. Bağış sayısının 250 bine ulaştığını kaydetti.
Memişoğlu, bu kanunla organ bağışının vasiyet haline geldiğini ifade etti. Türkiye'de 30 binden fazla kişinin organ beklediğini vurgulayan Bakan, e-Devlet üzerinden yapılan bağışların sayıyı artırmada önemli olduğunu belirtti.
Bakan Memişoğlu, İstanbul'da son 24 yılda 79 büyük hastane yapıldığını açıkladı. Kovid-19 pandemisi döneminde 28 hastanenin hizmete girdiğini, Türkiye genelinde ise 27 şehir hastanesi inşa edildiğini belirtti. İstanbul'da 1453 yataklı Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'nin yapımının sürdüğünü, Sancaktepe'deki 4 bin yataklı şehir hastanesinin 2027'nin ikinci yarısında hizmete açılacağını aktardı.
"Esenlik Mevzuatı" ile sağlıklı insanlara yönelik sağlık hizmeti sunumuna başlandığını dile getiren Memişoğlu, "Tedavi amacı ile yapılmayan ve tedavi sonrasında 6 aylık nekahet dönemi için yapılmayan sağlık hizmetlerini özel sektör de bizim tanımladığımız yerde sunabilir, dedik. Mesela 1000 yataklı otel. Bu mevzuat çıkmadan önce otelde sağlık hizmeti sunulamıyordu. Şimdi otelinizin veya tesisinizin bir kısmında bağımsız olarak 'Esenlik Kurumu' kurabilirsiniz. Bir sorumlu doktor tanımlıyorsunuz. İster diyetisyen ister fizyoterapist ister çocuk gelişimci, ister manuel terapi, her şeyi yapabiliyorsunuz. Sadece Bakanlıktan ruhsat alacaksınız. Bununla ilgili de kuruluşun bir hastaneyle protokol yapmasını zorunlu kılıyoruz. Yani acil bir durum olduğu zaman o hastanenin veya tıp merkezinin oraya müdahale etmesini zorunlu kılıyoruz." şeklinde konuştu.
Sağlıkta yerli üretim
Bakan Memişoğlu, 8 yerli aşının üretimi için planlama yapıldığını belirtti. "En az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye'de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, 'master cell' dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A'yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çalışma yaptık, hazır üretime geldik." sözlerini aktardı.
Memişoğlu, iki sene içinde yüzde 70'in üzerinde yerli ultrason cihazı üreteceklerini de kaydetti. "Kendi kalp-akciğer pompamızı ASELSAN'la beraber yaptık. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Homevent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye'de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark'ta onu prototipiyle geliştirdik." ifadelerini kullandı.
İmmünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalar yürüttüklerini belirten Memişoğlu, "Türkiye'nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hale getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hale getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. TÜSEB'de şöyle bir şey yaptık, Türkiye'nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz? Bu ilaçların hangilerini Türkiye'de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz, dedik. Türkiye'nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. Kovid-19'da yaşadığımız gibi, bir şey size gelmezse sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz lazım. Bunları tespit ettik ve TÜSEB'le beraber üretimini teşvik ediyoruz." açıklamasını yaptı.
Bakan Memişoğlu, "uretensaglik.gov.tr" ile fikirden ürüne dayalı bir sistem kurduklarını vurguladı. Sağlıkla ilgili çalışmaları ve fikirleri olanların bu siteye başvuru yapabileceğini belirtti.
Yönetmelikle AVM, spor salonları ve halı sahalar gibi kalabalık alanlara eksternal defibrilatör koyma zorunluluğu getirildi. Memişoğlu, yapay zeka ile birçok çalışma başlattıklarını ve denetimleri risk esaslı sistem üzerine kurduklarını kaydetti.
Toplantıya İstanbul Valisi Davut Gül, İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner, USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol ve İstanbul'da görevli çok sayıda sağlık muhabiri katıldı.









Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!