İstanbul'da düzenlenecek Türkiye Plastik Atık Çalıştayı öncesinde Antalya'nın plastik atık yönetimi, bir koordinasyon toplantısında değerlendirildi.
Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda ve Antalya Valiliği himayesinde Konyaaltı'ndaki bir otelde gerçekleşen toplantıya kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları ile özel sektör temsilcileri katıldı.
Vali Hulusi Şahin başkanlığındaki toplantıda, 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul'da yapılacak Türkiye Plastik Atık Çalıştayı öncesi kentin plastik atık yönetimi ele alındı. Kaynakta azaltma, ayrı toplama uygulamaları, geri dönüşüm ve yeniden kullanım altyapısı, kıyı ve deniz alanlarına ulaşan plastik atıkların önlenmesi gibi konular görüşüldü. Ayrıca yerel ihtiyaçlar ve çözüm önerileri de değerlendirildi.
Şahin, toplantı sonrası yaptığı basın açıklamasında, Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'na zemin oluşturacak görüşleri sunmak amacıyla istişare toplantısı düzenlediklerini belirtti.
Vali Şahin, son dönemde Akdeniz kıyılarında görülen plastik atıkların turizmi olumsuz etkilemesinin gündeme geldiğini kaydetti. Şahin, "Akdeniz'de kirlilik yeni bir olgu değil ve lokal bir olgu da değil. Bu bütün Akdeniz Havzası'nın yıllardır yaşamış olduğu büyük bir problem. Tabii sadece Akdeniz'le de bağlantılı değil. Bütün denizlerin ve okyanusların plastik atıklardan maruziyeti genel bir sorun. Ama bugünlerde Antalya özellikle bu sorun ile yüzleşmiş durumda. Bu çalışmalarda, bu sorunun çözümü noktasında yapılabileceklerin ortaya konması açısından çok büyük önem arz ediyordu. Toplantı boyunca tüm paydaşlarımız, üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz, kamu kurum kuruluşlarımızın temsilcileri, belediyelerimiz burada katkı sundular." ifadelerini kullandı.
Vali Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı'nın ilanından dolayı şükranlarını sundu. "Bu ilk ve çok önemli adım. Bütün mavi vatan çalışmalarından dolayı da kendilerine şükranlarımızı özellikle arz ediyoruz." dedi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Antalya'nın kıyıları, koyları, ormanları, doğal alanları ve güçlü turizm ekonomisiyle çevresel açıdan son derece önemli bir şehir olduğunu belirtti.
Ağırbaş, plastik döngüsünün hem karadaki hem de denizdeki boyutlarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Ağırbaş, "Plastik meselesini yalnızca atığı nasıl toplayıp geri dönüştüreceğiz sorusuyla sınırlı görmüyoruz. Asıl hedefimiz gereksiz plastik kullanımını azaltmak, atığın kaynağında oluşmasını önlemek, plastiğe alternatif doğa dostu ürünleri yaygınlaştırmak, yeniden kullanımı ve geri dönüşümü güçlendirmek ve plastiklerin doğaya özellikle de denizlere ulaşmasının önüne geçmek. Denize ulaşan plastik yalnızca bir çevre kirliliği meselesi değil, ekosistemimizi doğal kaynaklarımızı ve gelecek nesillerimizi ilgilendiren uzun vadeli bir sorun. Bu nedenle Türkiye'nin deniz ve kıyı ekosistemlerini korumaya yönelik attığı adımları da son derece kıymetli buluyoruz. Cumhurbaşkanımızın kararıyla Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ile Kuzey Ege Deniz Milli Parkı olmak üzere iki alanın deniz parkı olarak belirlenmesi denizlerimizin doğal varlıklarının korunması açısından kıymetli bir adım. Ancak koruma alanlarını belirlemek kadar bu alanlara ulaşabilecek plastik atıkları kaynağında önlemek de bizim sorumluluğumuz." şeklinde konuştu.
Ağırbaş, plastik kirliliğiyle mücadelenin kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunması ve iklim eylemiyle birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Antalya'da ortaya çıkan görüşlerin İstanbul'daki çalıştaya ve COP31 sürecine önemli katkılar sunacağına inandığını sözlerine ekledi.








Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!