Sakarya'da yaşayan halk ozanı ve şair Osman Göçmen, 31 yıldır sazıyla Anadolu'nun ruhunu yansıtan hikayeleri türkülere taşıyor. Göçmen, geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kuruyor.

Van'da doğup büyüyen Göçmen, küçük yaşlarda bağlama çalan babasını ve şiir yazan dedesini örnek aldı. Erciş ilçesinde tanınan halk ozanı Lütfü Yıldırım'dan eğitim alarak kendini geliştirdi.

İki çocuk babası Göçmen, ailesiyle 26 yıl önce Adapazarı'na taşındı. Kentteki halk eğitim merkezlerinde müzisyenlik yaptı ve eğitimler verdi. Yaklaşık 1000 eseri ve bestesi bulunuyor. Adapazarı Belediyesi, Göçmen'in şiirlerini "Mevsimsiz Baharlar" adıyla yayımladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, yok olma tehlikesi altındaki geleneksel sanatları icra eden "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları"na sanatçı tanıtım kartı veriyor. Göçmen, 2018'de halk şairi, 2023'te ise halk ozanı olarak bu karta layık görüldü. O, kültürel mirası yaşatmayı ve gelecek nesillere ilham olmayı hedefliyor.

"El alma olayları bitti, bitecek"

Göçmen, Anadolu Ajansı muhabirine açıklama yaptı. Bin civarında eseri olduğunu ve yaklaşık 200'ünü farklı makamlarda bestelediğini söyledi.

Göçmen, kültürel mirasın kaybolmaması gerektiğini vurguladı. "Ne olursa olsun özlerini kaybetmesinler. Ellerine, bellerine ve dillerine sahip çıksınlar. Allah'ın ve Hz. Peygamber'in yolunu terk etmesinler çünkü bu aşıklık oradan geliyor." ifadelerini kullandı.

"Hak yolunda buluşalım." diyen Göçmen, halk ozanlığının olumsuz algılardan korunması gerektiğini belirtti. Bu makamın bilinçli ve ilmi olarak kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Göçmen, Mehmet Akif Ersoy'un "Doğrudan Kur'an-ı Kerim'den alarak ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı" dizelerini hatırlattı. Kur'an-ı Kerim ve Hz. Muhammed'in sünnetinden ilham alarak beste yaptığını dile getirdi.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı kentteki tek resmi halk ozanı olduğunu belirten Göçmen, endişelerini dile getirdi. "Üzüntü verici olay, neslimiz tükenmek üzere. El alma olayları bitti, bitecek. Bade içme geleneği sırra kadem bastı. Bunlar hep bilim ve teknolojinin kötüye kullanılmasından kaynaklanıyor. İyi yönde kullanılırsa insanların kalp gözleri de açılır." şeklinde konuştu.

Göçmen, gençlere Neşet Ertaş ve Aşık Veysel gibi büyük üstatları dinlemelerini tavsiye etti. Sözlerine şöyle devam etti:

"Anadolu türkülerimizi bilmek, yaşamak, özümsemek ve yaşatmak en birinci vazifemiz olmalı. Çalarken hüzünleniyor insan, tüylerimiz diken diken oluyor. Çoğu zaman hevesimiz kursağımızda kalıyor. Niye birilerine öğretemiyoruz, şiir yazma, beste yapma ve ozanlık geleneğini aktaramıyoruz diye üzülüyoruz. Hayat şartlarının da etkileri oluyor. Artık zamana bıraktık gibi bir şey ama Allah'ın izniyle bu böyle gitmeyecek."

Göçmen, Filistin'de yaşanan olaylar üzerine "Kudüs Marşı"nı bestelediğini aktardı. Kur'an-ı Kerim ve sünnet ışığında sanatçı olarak yaşamayı ve insanları bilinçlendirmeyi hedeflediğini sözlerine ekledi.

Halk Ozanı Osman Göçmen: Ozanlık geleneğini yaşatmalıyız
Halk Ozanı Osman Göçmen: Ozanlık geleneğini yaşatmalıyız
Halk Ozanı Osman Göçmen: Ozanlık geleneğini yaşatmalıyız
Halk Ozanı Osman Göçmen: Ozanlık geleneğini yaşatmalıyız