Sakarya'da yaşayan emekli makine mühendisi Mehmet Şaban Can, kendine özgü yöntemle hazırladığı hat tablolarıyla camileri süslüyor.

Uzun yıllar çalıştıktan sonra 12 yıl önce emekli olan 77 yaşındaki Can, aldığı hat sanatı eğitiminin ardından sedefkarlık ve ahşap oyma teknikleri üzerine çalışmalar yaptı.

Evinin bir bölümünü atölyeye çeviren Can, hat sanatındaki birikimini farklı yöntemle değerlendirmek istedi.

Hat sanatını ahşap ve pirinç işlemeciliğiyle buluşturan Can, el emeği göz nuru eserler ortaya çıkarıyor.

Yaklaşık 0,5 milimetre kalınlığındaki pirinç plakaları kıl testereyle tek tek sabırla ve özenle keserek üzerine hat yazısı işleyen Can, bunları ceviz ağacından tabloya yerleştirerek yapıştırma ve dolgu işlemlerinin ardından eserine son şeklini veriyor.

Can, kendi geliştirdiği yöntemle titiz çalışma sonucu bu zamana kadar hazırladığı yaklaşık 40 Esmaü'l Hüsna tablosunu, Türkiye genelindeki camilere ücretsiz gönderiyor.

Mehmet Şaban Can, AA muhabirine yaptığı açıklamada, emekli olduktan sonra kendini hat sanatına adadığını ve uğraşını hizmet olarak gördüğünü söyledi.

Can, evindeki atölyesinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, plaka ebatının küçülmesi nedeniyle şimdilerde bir tabloyu yaklaşık 1 yılda ortaya çıkardığını, bunları ücret talep etmeden Türkiye genelindeki camilere gönderdiğini kaydetti.

Can, eserlerinin İstanbul, Ankara, Çanakkale, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Van, Erzurum, Eskişehir ve Sakarya başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilindeki camilerde sergilendiğini dile getirdi. Halep'teki bazı camilere de tablolar gönderdiğini belirten Can, "Üzülerek söylüyorum savaşta perişan etmişler. Camiye bomba atılınca camiyle beraber harap olmuş gitmiş." ifadelerini kullandı.

Tabloların yapım sürecinden bahseden Can, "Hassas bir sanat olduğu için çok özen gösterilmesi gerekiyor. Tablo bittikten sonra 1 ay aralıklarla 3 kez vazelin sürüyoruz. Hocamızdan öğrendiğimize göre her vazelinleme 100 seneye tekabül ediyor. 3 kez vazelinlediğimiz takdirde tablomuza 300 senelik ömür biçiliyor. Bu şekilde Türkiye geneline gönderiyorum." şeklinde konuştu.

Can, bazı kişilerin kendisinden özellikle tablo istediğini, onlara da tabloyu vakfetmesi karşılığında gönderdiğini belirtti.

Uğraşının sabır ve dikkat gerektirdiğini anlatan Can, "Çiziminden yapımına kadar 1 yılda ancak bir tablo yapabiliyorum. Bu bir sevgi, aşk, Cenabıallah'ın rızası. Bir gün Abdülhamit Camisi'nde oturuyordum. Tablom önümüzdeki duvardaydı. Adamın biri biraz seyretti, sonra bana dönerek 'Yapanın eline sağlık.' dedi. Bu da bizi sevindiriyor. 'Allah razı olsun.' denmesi mutlu ediyor. Bu tabloları yaparken 0,5 milimetre kıl testeresiyle kesmek çok zor. Dikkat ister, biraz fazla kuvvet uyguladığında hemen kırılıyor. Öksürdüğünde bile kırılıyor. Çok sabırlı olmak lazım. Tablolar bittikten sonra gönderdiğimiz kişinin teşekkürü, hakikaten insanı mutlu ediyor. Parayla alınacak bir şey değil. Bu, bütün yorgunluğumu alıyor." ifadelerini kullandı.

Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor
Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor
Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor
Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor
Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor
Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor
Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor
Mehmet Şaban Can: Özgün hat tablolarıyla camileri süslüyor