Güvenlik ve yargı birimlerinin uyuşturucuyla mücadelesi aralıksız sürüyor. Anadolu Ajansı (AA) ekibi, uyuşturucu madde kullanıp kullanılmadığının en kesin şekilde belirlendiği Adli Tıp Kurumu (ATK) Kimya İhtisas Dairesi laboratuvarlarını görüntüledi.

Türkiye'de neredeyse her gün uyuşturucu madde imalatı, ticareti ve kullanımına ilişkin güvenlik ve yargı birimlerinin koordinasyonunda operasyonlar düzenleniyor.

Uyuşturucu dağıtımına yönelik takiplerle satıcılar tespit ediliyor. "Uyuşturucu madde kullanmak" suçunu işleyenler de Türk Ceza Kanunu kapsamında emniyet ve yargının takibinde.

Bu yıl düzenlenen operasyonlarda tanınmış isimlere adli işlem yapıldı. Savcılıkların uyuşturucuyla mücadelesi son dönemde daha görünür hale geldi. Gözaltına alınan kişilerin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığı tespiti, Adalet Bakanlığına bağlı ATK'de gerçekleştiriliyor.

Testlerde kişilerin kullandıkları ilaç veya maddenin bileşenlerine kadar tespit edilip kayıtlara geçiriliyor.

AA ekibi, ATK Kimya İhtisas Dairesi laboratuvarlarındaki uyuşturucu madde test işlemlerini görüntüledi. Görevli uzmanlar, işleyiş hakkında bilgi verdi.

Buna göre, bir kişiye uyuşturucu testi yapılması için adli makamlar tarafından kuruma sevk edilmesi gerekiyor. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına dair testler için kişiden kan, saç, tırnak ve idrar örneği alınıyor.

Kuruma getirilen kişinin kimliği sisteme işlenir. Uzman, hemşire ve yardımcı personelden oluşan ekip, kan örneğini kamera kaydı altında alır. İşlemin ardından tutanak tutulur.

İdrar örneği ise manipülasyonun önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin uygulandığı bir ortamda alınıyor, idrarın sıcaklığı dahi ölçülerek kayıtlara geçiriliyor.

Tırnak örneği alımında 10 el parmağının tırnakları tek kullanımlık makasla kesiliyor, kişi protez tırnak yaptırmışsa veya tırnak uzunluğu kesmeye elverişli değilse ayak tırnaklarından örnek alınıyor.

Saç örneği alımında, saç dibine yakın mesafeden, köke dokunulmadan kurşun kalem kalınlığında kesim yapılır. Dip ve uç kısımları işaretlenen örnek üzerinde, kişinin ne kadar süre önce madde kullandığı saç uzunluğuna göre belirlenir. Saç yoksa bıyık, sakal veya göğüs kılı örnekleri teste gönderilir.

Halk arasında saç açma, boyama veya kimyasal madde kullanımının pozitif test sonucunu negatife çevireceği yönünde dezenformasyonlar bulunuyor. Ancak laboratuvarlarda uluslararası kurallara uygun yapılan bilimsel çalışmalarla doğru sonuçlar elde edilir. Bu işlemler testleri etkilese de sonucu değiştiremez.

Toplamda 20'ye yakın görevlinin dahil olduğu örnek alma işleminin ardından numuneler barkod numaralarıyla sisteme kaydedilip Kimya İhtisas Dairesinin ilgili laboratuvarlarına dağıtılıyor.

Laboratuvar teknikerleri, kime ait olduğunu bilmedikleri, yalnızca barkod numarasından takip ettikleri numuneleri ATK'nin son teknoloji cihazlarına yerleştirmek üzere hazırlar.

Saçların sıvılaştırılması, kan örneklerinin ayrıştırılması gibi aşamalardan sonra hazırlanan numunelerde, cihazlara önceden tanıtılan uyuşturucu ve uyarıcının etken maddelerinin olup olmadığı aranıyor.

Piyasaya yeni bir uyuşturucu etken maddesi girdiğinde de ATK laboratuvarlarında incelenip cihazlara kaydediliyor. Böylece kişiden alınan örnekte bilinmeyen bir maddenin bulunması durumu ortadan kaldırılıyor.

Her işlem iki basamaklı doğrulamaya tabi tutulur. Örneğin, saç numunesi incelenirken, uyuşturucu madde barındırmadığı bilinen bir saç örneğine de aynı anda negatif kontrol işlemi uygulanır. Negatif olduğu bilinen örnekte cihaz uyuşturucu madde tespit ederse çalışma iptal edilir ve kişiden yeniden numune alınır.

Ortalama 1 hafta süren, her aşaması imzalı ve kamera kaydı altında yapılan işlemlerden sonra çıkan sonuçlar heyet tarafından onaylanıp testi talep eden adli merciye gönderiliyor.

Sonuçların gönderilmesinin ardından kişilerden alınan biyolojik numuneler yasal mevzuat gereği 6 ay, üzerinde inceleme yapılan uyuşturucu maddeler ise 7 yıl boyunca ATK'de saklanıyor.

ATK Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, uyuşturucu madde kullanımının tespitine yönelik çalışmaları AA muhabirine anlattı. Aslıyüksek, Kimya İhtisas Dairesi'nde Toksikoloji, Narkotik ve Alkolmetri olmak üzere üç şube bulunduğunu belirtti. İstanbul dahil Türkiye genelinde 17 ilde Kimya İhtisas Grup Başkanlığı olduğunu kaydetti.

Aslıyüksek, 2025 yılında İstanbul'daki Kimya İhtisas Dairesi'nde 42 bin 336 örneğin incelendiğini ifade etti. "Türkiye genelinde 2025'te 242 bin 490 örnek üzerinde çalıştık" bilgisini verdi.

Uyuşturucu madde kaynaklı ölüm istatistiklerini paylaşan Aslıyüksek, "2025'te direkt uyuşturucudan kaynaklı 557 ölüm meydana gelmiş, indirekt ölümlerin sayısı ise 868. Yani 2025'te toplam 1425 ölüm direkt ve indirekt olmak üzere uyuşturucu nedenli. Bu sayıların en alt düzeye düşeceğini ümit ediyoruz. Savcılıklar, emniyet ve jandarma tarafından son bir yıldır çok daha fazla mücadele ediliyor" ifadelerini kullandı.

Aslıyüksek, kamuoyunda tanınan bazı kişilerin pozitif uyuşturucu testi sonuçlarını kabul etmeyerek teste müdahale edildiği yönündeki açıklamalarına değindi. Aslıyüksek, "Kurumumuz 2009'dan itibaren kalite ve akreditasyon üyesidir. Yine ENFSI (European Network of Forensic Science Institutes) üyesidir. Tüm laboratuvarlarımızda delil güvenlik zinciri mevcut. Ayrıca şahit numuneler kullandığımızdan dolayı bu iddialar yanlış. Kişinin kanında ortalama bir gün, idrarında ortalama bir hafta, tırnakta ortalama üç ay ve saçında da her 1 santimetre için ortalama bir ay öncesine kadar uyarıcı veya uyuşturucu bir madde tespit edebiliyoruz. Bu iddialar çoğu kişiler tarafından daha sonra itiraf edilmekte" şeklinde konuştu.

Aslıyüksek, uyuşturucu maddelerle ilgili 17 laboratuvarla Türkiye'nin dünyada ilk üçte yer aldığını belirtti. Laboratuvarlarda kan, idrar, tırnak ve saç örneklerinin incelendiğini, en güvenilir örneğin saç olduğunu kaydetti.

Bu nedenle 2026 yılı başında Saç Analiz Laboratuvarı'nı açtıklarını kaydeden Aslıyüksek, "Türkiye'de ilkiz ve diğer dünya ülkelerinden bu konuya en çok önem veren ve laboratuvar kuran birkaç ülkeden biriyiz" dedi.

Aslıyüksek, 2025'te yapılan testlerde en sık rastlanan uyuşturucu maddeleri sıraladı: "2025'te ilk sırada esrar, ikinci sırada halk arasında bonzai olarak bilinen sentetik kannabinoidler, üçüncü sırada metamfetamin ve amfetamin, dördüncü sırada kokain, beşinci sırada ise sentetik ecza olarak bilinen, bağımlılık yapan ilaçlar tespit edildi. İlaçlar arasında en çok pregabalin ve gabapentin içeren örneklere rastlandı. Pregabalin yeşil reçete, gabapentin ise kontrole tabi normal reçetelerle alınır. Bunlar genelde nöroloji uzmanları tarafından yazılmaktadır" açıklamasını yaptı.

Aslıyüksek, uyuşturucu maddelere sentetik madde eklenerek yeni ürünler üretildiğinin de Kimya İhtisas Dairesi Uyuşturucu Laboratuvarı'nda tespit edildiğini aktardı. Bu durumun Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi'ne bildirilerek yasaklı madde kapsamına alındığını kaydetti.

ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor
ATK Başkanı Aslıyüksek: Uyuşturucu tespitinde tüm deliller inceleniyor