Türk Eğitim-Sen, 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla yapılan "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" anket çalışmasının sonuçlarını paylaştı.

Ankara'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet ve akran zorbalığının Türkiye'de önemli bir sorun haline geldiğini belirtti.

Geylan, Siverek ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının üzüntüye neden olduğunu ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumların gerekli tedbirleri almasının önemine dikkat çekti.

Geylan, "Nitekim, Milli Eğitim Bakanlığı da okulların açılış sürecinde 'Güvenli okul iklimi'ne vurgu yapmaktadır. Bunun yanı sıra, 12-18 yaş grubunda ağır suçlar için uygulanan ceza sınırlarının yükseltilmesi ve diğer tedbirlerin alınması da büyük önem arz etmektedir." dedi.

Geylan, çocuklar ve öğretmenlerin eğitim kurumlarında huzur, güven ve sağlıklı ortamda bulunmasının ortak öncelik olması gerektiğini vurguladı. "Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması, okullarımızın öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli eğitim yuvaları olması amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığından yeni eğitim-öğretim yılının 'Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum' temasıyla başlatılmasını talep ettik." diye konuştu.

Geylan, "Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar" anket çalışmasının 6 ayrı internet sitesi üzerinden yapıldığını belirtti. Çalışmaya 2 bin 296 öğretmen katıldı. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2'si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2'si ise kısmen tanık olduğunu aktardı.

Geylan, zorbalık fark edildiğinde öğretmenlerin yüzde 81,8'inin "zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağlarım", yüzde 81,7'sinin "zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüşürüm", yüzde 78'inin "zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyarırım" ve yüzde 65'inin "aileleri bilgilendiririm" cevabını verdiğini kaydetti.

Öğretmen değerlendirmelerine göre, şiddet ve suça yönelmenin en önemli nedenleri ebeveyn ilgisizliği ile sanal medya kullanımının yetersiz denetlenmesi olarak öne çıktı. Katılımcıların yüzde 85,9'u, ebeveyn ilgisizliği ve yetersiz denetimin şiddeti tetiklediği görüşünde olduğunu belirtti.

"Okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi yararlı olacak"

Geylan, sosyal medya içeriklerinin çocukları şiddete yönlendirdiğini düşünenlerin oranının yüzde 82,6 olduğunu aktardı. Şiddet içerikli dijital oyunların öğrencilerin saldırgan davranışlarını artırdığını belirtenlerin oranı yüzde 80,1 olarak kaydedildi. Çeteleşmenin suça yönelmede etkili olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 81,9'a ulaştı.

Geylan, sosyal medyada dışlama ve küçük düşürmenin öğrencilerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini düşünenlerin oranının yüzde 82,5 olduğunu belirtti. Siber zorbalığın akademik başarı ve okul uyumuna zarar verdiğini ifade edenlerin oranı ise yüzde 79,2 olarak kaydedildi.

Öğretmenlerin şiddet ve zorbalığı önlemeye yönelik görüşlerini de değerlendiren Geylan, "Risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını isteyenlerin oranı yüzde 91,3, akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 90,5'tir. Psikolojik danışman sayısının artırılmasına verilen destek de yüzde 80,2'ye ulaşmaktadır." ifadesini kullandı.

Geylan, öğrenci davranışının aile, okul, akran grubu ve dijital çevreyle birlikte ele alınması gerektiğini aktardı.

Okulda karşılaşılan şiddet türleri arasında sözlü şiddet, akran zorbalığı ve psikolojik şiddet en sık gözlemlenen sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Madde kullanımı ile okula kesici veya delici aletle gelme daha seyrek görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilecek risklerdir. Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesi, okulun ortak kullanım alanlarına dikkat çekmektedir. Bu alanlarda öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır.

"Disiplin süreçleri okulun eğitim ve güvenlik işlevleriyle uyumlu ele alınmalı"

Rehberlik servislerinin personel ve çalışma koşullarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Geylan, "Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır. Risk grubundaki öğrencilerin belirlenmesinde devamsızlık, okuldan uzaklaşma, akademik performansta belirgin düşüş, sosyal dışlanma, akran ilişkilerinde bozulma, ani davranış değişiklikleri ve tekrarlayan disiplin olayları birlikte değerlendirilebilir." diye konuştu.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, katılımcıların yüzde 87,1'ine göre olumlu okul ikliminin şiddet davranışlarını azalttığını belirtti. Yüzde 84,3'ü ise sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin öğrencilerin olumlu davranış geliştirmesine katkı sağladığını kaydetti.

Spor faaliyetlerini etkili veya çok etkili bulanların oranı yüzde 86'dır. Aile, bulguların hemen her bölümünde öne çıkan ortak başlıklardan biridir. Ebeveyn ilgisi, çocukla kurulan iletişim, sınır koyma ve dijital medya kullanımının izlenmesi katılımcılar tarafından şiddet davranışlarıyla doğrudan ilişkili görülmektedir. Bu nedenle veli çalışmalarının yıl boyunca sürdürülen ve belirli ihtiyaçlara göre planlanan bir yapıya kavuşturulması gerekir. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin süreçteki görevleri de açık biçimde tanımlanmalıdır. Okul idaresi, öğretmenler ve rehberlik servisi arasındaki bilgi akışı, öğrencinin mahremiyeti korunarak güçlendirilmelidir. Disiplin süreçleri de okulun eğitim ve güvenlik işlevleriyle uyumlu biçimde ele alınmalıdır.
Talip Geylan: Okullarda şiddet ve zorbalık araştırma sonuçları
Talip Geylan: Okullarda şiddet ve zorbalık araştırma sonuçları
Talip Geylan: Okullarda şiddet ve zorbalık araştırma sonuçları