İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ekim ayında yapılacak İSO seçimlerinde yeniden aday olmayacağını duyurdu.

Bahçıvan, düzenlediği basın toplantısında Odanın yaklaşan seçim süreci ve Türkiye ekonomisinin güncel görünümünü değerlendirdi.

26 Ekim'de yapılacak İSO seçimlerinde yeniden aday olmayacağını açıklayan Bahçıvan, "İstanbul Sanayi Odası’nda uzun yıllar muhtelif görevlerimden sonra, 2013 yılında da Meclis üyelerimizin teveccühüyle yönetim kurulu başkanlığı sorumluluğunu üstlendim. Bu görev benim için büyük bir onur olduğu kadar aynı zamanda ağır da bir emanetti. Şimdi bu emaneti kendi irademle doğru olduğuna inandığım bir zamanda bırakma kararı aldım." ifadelerini kullandı.

Bahçıvan, insan hayatındaki bazı görevlerin sahiplenilmediğini, sadece bir süreliğine taşındığını belirtti. "Makamların gerçek değeri ne kadar uzun süre tutulduklarıyla değil, hangi ilkelerle ve nasıl bırakıldıklarıyla ölçülür. Bugün içimde bir eksiklik değil, görevimi bütün gücümle yapmış, söylemem gereken sözü zamanında söylemiş ve bu değerli kuruma hizmet etmiş olmanın huzuru var. Bu nedenle bu karar bir vedadan çok, aynı zamanda bir teşekkürdür." dedi.

Görev süresinin kolay geçmediğini vurgulayan Erdal Bahçıvan, "Küresel finansal dalgalanmaları, kur şoklarını, ticaret savaşlarını, Kovid-19 salgınını, tedarik zinciri kırılmalarını, enerji krizini, savaşları, deprem felaketini, yüksek enflasyonu ve çok ağır finansman koşullarını birlikte yaşadık. Her krizde sanayici üretimi sürdürmeye, istihdamı korumaya ve ihracat pazarlarını kaybetmemeye çalıştı. Biz de İSO olarak sanayiciyi yalnız bırakmamak için hizmet kapasitemizi büyüttük, yeni şubeler, yeni çalışma alanları ve dönüşüm odaklı hizmetlerle Odamızı üyelerimize daha yakın hale getirdik." şeklinde konuştu.

"Hiçbir zaman umutsuzluk üretmedik"

Bahçıvan, İSO'yu sanayicinin değişen ihtiyaçlarına göre sürekli yenileyen ve dönüştüren bir kurum haline getirdiklerini belirtti. Odayı sadece Odakule'den hizmet veren bir yapı olmaktan çıkardıklarını kaydetti.

2019'da hayata geçen İSO Akademi'yi klasik bir eğitim organizasyonunun ötesine taşıdıklarını ifade eden Bahçıvan, burada mini MBA programlarından uzmanlık ve sertifika eğitimlerine, teknik yetkinliklerden yöneticilik programlarına kadar nitelikli eğitimler verildiğini aktardı.

Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eleştirirken ülkemizin iyiliğini düşündük. Destek verirken kurumsal bağımsızlığımızı koruduk. Hiçbir zaman umutsuzluk üretmedik, her sorunun yanına bir çözüm koyduk. Kamu, özel sektör, finans dünyası ve akademi arasında ortak aklın mümkün olduğuna inandık. İSO'nun sesini yalnızca yüksek değil, güvenilir kılmaya çalıştık. Bunu da başardığımıza inanıyorum.

Görev sürem boyunca Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, sanayicilerimizin sorunlarının çözümü için ihtiyaç duyduğumuz her zaman bana ve yönetimime destek oldular. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, çözüm odaklı yaklaşımlarıyla sanayimizin sorunlarıyla yakından ilgilenen, görevde olan ve şu anda görevde olmayan tüm Bakanlarımıza, Bakan Yardımcılarımıza teşekkür ediyorum."

İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz'ın yaklaşan Oda seçimlerinde Başkan adayı olduğunu hatırlatan Bahçıvan, Yılmaz'a destek vereceğini açıkladı. Bahçıvan, "Sayın Ender Yılmaz 2022 yılı Odamız seçimlerinde benim ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımızın meclis başkanı adayı olmuştu. Çok güçlü bir destekle bu göreve seçilen kıymetli dostum Ender Yılmaz ile geçen 4 yıl boyunca saygı, sevgi, kardeşlik hukuku, çözüm odaklı bir yaklaşım eşliğinde birlikte çalışıyoruz. Değerli Ender Yılmaz'ın önümüzdeki dönem için yönetim kurulu başkanlığını İSO'nun ve camiamızın daha nitelikli ve öngörülebilir bir geleceği adına kıymetli buluyorum. Net bir şekilde vurgulamak isterim ki Odamız seçimlerinde kendisine gereken desteği vereceğiz." diye konuştu.

Bahçıvan, Orta Vadeli Plan (OVP) hakkındaki bir soruya yanıt verdi. OVP'de sanayiye dönük tespit ve yaklaşımların güçlü olduğunu belirten Bahçıvan, "Bu OVP'de sanayiye dönük tespitler ve yaklaşımlar çok daha güçlü yapılmış vaziyette. Şunu net söylemeliyim ki Ankara'da hükümetimizde artık sanayiyi daha pozitif ayrıştırmak ve sanayiye dönük bakış açısında farklı birtakım modellerin önümüzdeki 3 yılın planları içerisine sokulması konusunda bir kararlılık var. Biz buna şahit olduk ve bununla ilgili ilk hamlelerde zaten finansman yoluyla adım adım hayatımıza girmeye başlıyor." dedi.