Almanya’da yaklaşan 2027 seçimleri öncesinde siyasi atmosfer ve aşırı sağın yükselişi yeniden gündemin merkezine otururken, Türk-Alman Dostluk Federasyonu Genel Başkanı Cihan Sendan, Alman demokrasisinin geleceğine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
Sendan, özellikle AfD’nin yükselişi, göçmen karşıtı söylemler ve “Remigration” tartışmaları üzerinden yaptığı değerlendirmede, demokratik değerlerin korunmasının yalnızca siyasetçilerin değil, toplumun ve medyanın da ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
“Geçmişten ders çıkarmak zorundayız”
2027 yılında başlayacak yeni seçim sürecinin Almanya açısından önemli bir dönüm noktası olacağını belirten Cihan Sendan, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Toplumdaki ayrıştırıcı söylemlerin yeniden güç kazanmasının ciddi bir tehlike oluşturduğuna dikkat çeken Sendan, özellikle göçmenleri hedef alan önyargıların normalleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Sendan, demokratik toplumların geçmişten ders çıkararak insan onuru, eşitlik, hukuk devleti ve çoğulculuk ilkelerini koruması gerektiğini vurguladı.

“AfD’nin yükselişi ciddi bir uyarı”
Saksonya-Anhalt’taki seçim sonuçlarının yalnızca bölgesel bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Sendan, AfD’nin güçlü seçim sonucunun Almanya’daki siyasi ve toplumsal değişimin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti.
Yerleşik siyasi partilere yönelik tepkinin giderek göçmen karşıtı söylemler üzerinden şekillenmesinin endişe verici olduğunu ifade eden Sendan, aşırı sağın toplumdaki korku ve endişeleri siyasi desteğe dönüştürdüğünü söyledi.
Sendan’a göre “biz ve onlar” anlayışının güçlenmesi, toplumsal birlik ve demokratik kültür açısından önemli bir risk oluşturuyor.
“Göçmenler sorunların günah keçisi yapılmamalı”
Cihan Sendan, özellikle AfD çevresinde gündeme gelen “Remigration” söyleminin de ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini belirtti.
Göçmen kökenli insanların, hatta Alman vatandaşlarının dahi toplumdan dışlanmasını veya kitlesel biçimde gönderilmesini savunan yaklaşımların insan onuru ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade eden Sendan, ekonomik ve sosyal sorunların sorumluluğunun göçmenlere yüklenmesinin toplumsal barışı tehdit ettiğini söyledi.
Sendan, Almanya’da yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların çözümünün toplumun belirli kesimlerini hedef göstermekten değil, gerçekçi ve kapsayıcı politikalar üretmekten geçtiğini vurguladı.
“Demokrasi kendi kendini yok edebilir mi?”
Sendan’ın açıklamalarında demokrasiye ilişkin değerlendirmesi ise dikkat çekti.
“Bir demokrasi, kendi özgür seçim mekanizmasını kullanarak kendisini yok edebilir mi?” sorusunu gündeme getiren Sendan, bu sorunun cevabının kesinlikle “Hayır” olması gerektiğini belirtti.
Alman Anayasası’nın insan onuru, hukuk devleti ve çoğulculuk gibi temel değerleri güvence altına aldığını hatırlatan Sendan, demokratik ilkelerin siyasi çıkarlar uğruna pazarlık konusu haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değil
Sendan, Almanya’daki mevcut siyasi tablonun sorumluluğunun yalnızca seçmene yüklenemeyeceğine de dikkat çekti.
Siyasetçilerin toplumun ekonomik ve sosyal sorunlarına ikna edici çözümler üretmesi gerektiğini belirten Sendan, medyanın da kullandığı dilin toplumsal etkilerini göz önünde bulundurması gerektiğini söyledi.
Toplumun aşırı sağın yükselişi karşısında duyarsızlaşmasının önemli bir risk olduğunu ifade eden Sendan, demokratik değerlere yönelik tehditler karşısında bireysel kayıtsızlığın da aşırı sağın güçlenmesine zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.
“Bir Daha Asla” sadece geçmişin sözü olmamalı
Almanya’nın geçmişindeki acı tecrübelerin toplumsal hafızada canlı tutulması gerektiğini belirten Cihan Sendan, “Bir Daha Asla” sözünün yalnızca geçmişi hatırlatan bir ifade olarak kalmaması gerektiğini vurguladı.
Göçmen düşmanlığı, ayrımcılık ve ötekileştirme üzerinden yükselen popülist siyasetin toplumsal sorunlara kalıcı çözüm getiremeyeceğini belirten Sendan, “Bir Daha Asla” ilkesinin bugün de aktif biçimde savunulması gereken demokratik bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Sendan’ın mesajının temelinde ise üç başlık öne çıktı:
Ayrıştırmaya karşı birlik.
Nefret diline karşı insan onuru.
Kutuplaşmaya karşı demokrasi.
Cihan Sendan, Almanya’nın geleceğinin korku ve önyargılar üzerinden değil; hukuk, eşitlik, insan onuru, özgürlük ve toplumsal dayanışma temelinde şekillenmesi gerektiğini belirterek, demokratik değerlerin korunması için toplumun tüm kesimlerine sorumluluk çağrısında bulundu.
Tevfik ŞENDÖL / MÜNİH






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!