İSTANBUL (AA) - İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında tutuklanan Mehmet Akif Ersoy'un da aralarında olduğu 7 sanığın yargılandığı davada, sanık Ufuk Tetik'in tahliyesine karar verildi.
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Mehmet Akif Ersoy, Ufuk Tetik ve Mustafa Manaz ile tutuksuz sanıklar Tolga Aykut ve Nurullah Mahmut Dündar katıldı.
Diğer tutuksuz sanıklar Ahmet Göçmez ve Taner Çağlı'nın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandığı duruşmada, sanıkların avukatları da yer aldı.
Duruşmada beyanda bulunan mağdur M.A.Ö. kripto varlıklar alanında yöneticilik yaptığını, 2012'de Nurullah Mahmut Dündar'ı bir etkinliğe davet ettiğinde tanıdığını, 36 yıllık hayatının hiçbir anında uyuşturucu madde kullanmadığını söyledi.
Dündar aracılığıyla Ersoy'la tanıştığını, Dündar'dan iş istediği zor bir dönemde olduğunu, Dündar'ın kendisini "Ofis tuttum, ofisime gel." diyerek davet ettiğini ifade eden M.A.Ö. "İkisiyle de iki kez bir araya geldim, bana yapılan teklifler çoklu ilişki ve maddeydi. İş için geldiğim yerde farklı tekliflerle karşılaştım. Doğruluk cesaretlik adı altında oyunlar oynanıyordu. Ben iş görüşmesi için gittim bambaşka ortamla karşılaştım. İlk görüşmede bunlar oldu, dördüncü görüşmeye gitmedim." dedi.
M.A.Ö. iş vaadiyle davet edildiği yerde 5 saniye bile iş konuşulmadığını, işin sebep gösterilerek bir girdaba çekilmeye çalışıldığını, bunu üçüncü görüşmesinden sonra fark ettiğini belirterek, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etti.
Mağdurlardan D.O. da sanıklar tarafından cinsel saldırıya uğramadığını, zoraki uyuşturucu madde temin edilmediğini ve kimseden şikayetçi olmadığını belirterek, "Hoşlandım, görüştüm, böyle bir beraberliğim oldu. Uyuşturucu madde etkisinde değildim onlar da değildi. Akif ile kitap fuarında denk geldik, tanıştık. Daha sonra Mustafa'yı (Manaz) tanıdım. Aleni ortada kullanmıyorlardı ben mutfakta yakaladım. Bana karşı bir eylemleri yoktur." ifadelerini kullandı.
Mağdur B.A. ise Ahmet Göçmez'in erkek arkadaşı olduğunu belirterek, doğum gününde Mustafa Manaz'ın evinde buluşup burada alkol ve uyuşturucu kullandıklarını, Ersoy ile ilişkisi olduğunu, kimsenin zorla uyuşturucu kullandırmadığını ve şikayetçi olmadığını beyan etti.
Diğer mağdurlar, B.Ö, R.K, Ş.D.U, E.T, E.G. ve G.A. da şikayetçi olmadıklarını belirtti.
- "Beni sevenlere karşı çok üzgünüm"
Tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy savunmasında, sanıklar ve mağdurların arkadaşları olduğunu, 8 yıl önce tanıştıklarını, bazılarıyla 2-3 yıldır görüşmediğini söyledi.
Ağustos 2024'te Habertürk televizyonunda genel yayın yönetmeni olduğunu, burada işleyiş bakımından bazı kişileri görevden almak zorunda olması üzerine bir sosyal medya hesabı açıldığını ve burada bazı paylaşımlar yapıldığını öne süren Ersoy, bu paylaşımlar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, tweetleri atan kişinin yurt dışında olduğunun belirlendiğini, görevden aldığı bir kişinin kendisine husumet beslediğini anlattı.
Ersoy savunmasında, şunları kaydetti:
"8 senede toplasanız, mağdur beyanları doğru olsa bile 15 defa kullanmışımdır. Beni çok seven insanları hayal kırıklığına uğrattığımı da kabul ediyorum. Bu kadınlar benimle ilişkisi olduğu için gözaltına alındılar. Bu kadınların ve bu adamların tamamı benim arkadaşım. Bazı arkadaşların hataları olmuş, evlenmiş, nişanlanmış benim 2-4 senedir görüşmediğim insanları gözaltına aldılar, tutukladılar. Bu arkadaşların hayatları alt üst oldu. Hepsi zarar gördü. Ben bazı hatalar yaptım bunlar başıma geldi ama benimle sevgili, arkadaş olduğu için çok ağır bedel ödeyen arkadaşlarımdan özür diliyorum. Ama sebebi ben değilim."
Soruşturma sürecinde, gizli tanık beyanlarının kabul edildiğini, Ahmet Göçmez'in husumetlisi olduğunu, Göçmez'in iftiraya uğradığını iddia eden Ersoy, şöyle konuştu:
"Örgüt olayını bilmiyordum, cinsel saldırıyla ilgili ifadem alınmadı. Ben bu arkadaşlarımla 10 buluşmanın 1-2 defasında yasaklı madde kullanımı konusunda evet hata yapmışımdır. Veyis Ateş bile bana iftira attı. Kullandığım doğrudur ama bunların tamamı gizlilik içinde olmuştur. Mutfağa gidip yapmışımdır ama orta yerde olduğu kesinlikle doğru değildir. Ahmet bana zorla vermedi. Al kullan demedi kendi irademle bu hatayı yaptım, bundan dolayı beni sevenlere karşı çok üzgünüm. 'Mehmet Akif Ersoy bunu yaptıysa geri kalan her şeyi yapmıştır.' denildi. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmem mümkün değil. Ben almıyordum, bulunan ortamda kullanırdım. Ben ilk olarak Veyis'le kullandım. O getirmişti. Akabinde Serap isimli arkadaşım getirmişti, dosyada tanıktır. Ahmet’in evinde kullandım, G.A'nın evinde kullandım ama onun haberi yok. Ben kullandığını bildiğim insanların bile yanında dikkat ederim."
Tutuklu sanık Mustafa Manaz da cinsel birliktelik suçlamalarını reddettiğini söyledi.
Uyuşturucu maddeye kendisini Ahmet Göçmez'in başlattığını, sanıklarla arkadaş olduğunu ifade eden Manaz, beraat edene kadar tahliyesini talep etmediğini söyledi.
Tutuklu sanıklardan Ufuk Tetik de Ersoy ile 2005'te bir firmada çalıştıkları sırada tanıştıklarını belirterek, daha sonra yollarının farklı alanlara ayrıldığını anlattı.
Tetik, 2022'de Habertürk televizyonuna çıktığında Ersoy'un genel yayın yönetmeni olmadığını, spiker olduğunu, bu kanala çıktığında menfaat elde etmediğini, 8 milyona yakın vergi borcu bulunduğunu, bunları yapılandırmaya çalıştığını ve maddi anlamda zorluk yaşadığını öne sürdü.
Birkaç kez uyuşturucu madde kullandığını ve böyle ortamlarda bulunduğunu söyleyen Tetik, uyuşturucu ticareti yapmadığını ve kimseye temin etmediğini savundu.
- Tutuksuz sanıkların savunmaları
Tutuksuz sanık Ahmet Göçmez ise Ersoy ile Serap isimli arkadaşının evinde tanışıp yakın arkadaş olduklarını, yüzlerce defa görüştüklerini, bu görüşmelerin birkaç tanesinde şeytana uyarak uyuşturucu madde kullandıklarını söyledi.
Kimseye uyuşturucu götürmediğini öne süren Göçmez, "Toplasanız 3-4 defa satın almışımdır bunu da kendim kullanmışımdır. Ben o dönem Emirgan'da yaşıyordum, G.A. Fikirtepe'de yaşıyordu. Evimden oraya uyuşturucu götürdüğüm doğru değildir. Akif'in çakarlı aracı vardı bu araçta arama yapılamıyordu, Akif uyuşturucu taşırdı." dedi.
Sanık Tolga Aykut ifadeleri okuduğunda suçlama görmediğini, hakkında ifade veren iki mağdurun birlikte olmadıklarını söylediğini öne sürerek, hayatı boyunca uyuşturucu madde kullanmadığını iddia etti.
Ersoy ile 2019'da tanıştıklarını, aralarında seviyeli bir iletişim olduğunu ve Ersoy'un uyuşturucu madde içtiğine şahit olmadığını öne süren Aykut, savcılıktaki ifadesinde yer alan bazı beyanları kabul etmediğini söyledi.
Tutuksuz sanık Taner Çağlı İngilizce öğretmeni olduğunu, YouTube programı vesilesiyle Ersoy ile tanıştığını anlatarak, uyuşturucu maddeyi kendi rızasıyla içtiğini, kimse tarafından zorlanmadığını aktardı.
Sanık Nurullah Mahmut Dündar da Ersoy'u 30 yıldır tanıdığını, ilkokul arkadaşı olduklarını, akademisyen ve aynı zamanda iş insanı olduğunu söyledi.
Herhangi bir suç örgütü üyesi olmadığını, örgüt diye bir oluşum olduğunu düşünmediğini savunan Dündar, aralarında arkadaşlıktan öte hiçbir ilişki bulunmadığını, uyuşturucu madde ve cinsel saldırı iddialarını kabul etmediğini söyledi.
Dündar savunmasında, "M.A.Ö'yü 5 senedir tanırım. Kendisi iş arayışı olduğundan bahsetti. Ben de yüz yüze görüşmeden telefonla bir yere yerleşmesine vesile oldum, akabinde yine bir iş arayışı oldu. Ben de kripto para borsasında hizmet vermekteydim. Ama kesinlikle iş vaadinde bulunmadım. Bana husumet besledi, iftiralar attı. Ben kendisinin psikolojik problemleri olduğunu düşünüyorum. Herhangi maddeye maruz kalmamış ve cinsel saldırıya uğramamış kişinin nasıl şikayetçi olacağını düşünüyorum. Daha önce birkaç kez uyuşturucu denedim. Ama testim negatif çıktı. Ya kullandığım başka bir şeydi ben de şaşkınım." iddiasında bulundu.
- Bir sanık tahliye edildi
Duruşmada, tanık olarak dinlenen Umut Evirgen, kütüphane ve terapi isimli mekanların sahibi olduğu iddiasının yalan olduğunu, bu mekanlara gitmediğini, önünden dahi geçmediğini öne sürerek, sanıkları tanımadığını beyan etti.
Tanık Veyis Ateş de Mehmet Akif Ersoy dışındaki diğer sanıkları tanımadığını, Ersoy'un "uyuşturucu ticareti" ve "cinsel taciz" gibi suçları işleyecek biri olmadığını belirterek, "Mehmet Akif'i tanıyan birkaç kişiye deseniz 'Şu kızı uyuşturucu etkisinde taciz etmiş.' buna inanmaz. Ben kendisine uyuşturucu madde getirmedim." ifadelerini kullandı.
Alınan diğer tanık beyanlarının ardından duruşma savcısı, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ufuk Tetik'in tahliyesine, diğer tutuklu sanıklar Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Mağdur M.A.Ö'nün katılma talebinin kabulüne karar veren heyet, Pınar Erbaş'ın, Ersoy'un eski eşi olması nedeniyle duruşmada tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilmesine hükmetti.
Duruşma, 9 Ekim'e ertelendi.
- İddianameden detaylar
İddianamede, B.A, D.O, M.A.Ö, R.K, B.Ö, E.G, E.T, E.K, G.A, M.A, ve Ş.D.Y, "mağdur", Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik ise "şüpheli" olarak yer alıyor.
İddianamede, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına 2 Kasım 2025'te gelen ihbarda, "HaberTürk Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, Ela Rümeysa Cebeci ve daha önceden bu kanalda çalışan Merve S'nin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıkları, Ersoy'un eğlence tarzında etkinlikler düzenleyerek bu ortamda uyuşturucu ve uyarıcı madde temin ettiği, çevresinde bulunan kadınlara uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandırarak kadınların iradesini zayıflatıp birden fazla kişiyle birlikte bu kadınlarla cinsel birliktelik yaşadıkları" bilgisinin yer aldığı ifade ediliyor.
Bu ihbarın ardından suç örgütüne yönelik soruşturma işlemlerine başlandığı belirtilen iddianamede, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına gelen ihbarlara istinaden yürütülen soruşturmada eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği, bu örgütün sanık Mehmet Akif Ersoy'un elebaşılığında ve anlatımda adı geçen birtakım üyelerden oluştuğu kaydediliyor.
Suç örgütünün, özellikle uyuşturucu maddelerden olan kokainin kişiler üzerindeki etkisini hem kadın mağdurlar üzerinde hem de örgüt üyeleri üzerinde sıkça kullandığı anlatılan iddianamede, örgüt elebaşı Ersoy'un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı örgüt üyeleriyle sıkça uyuşturucu madde sağladığı, partiler düzenlediği, bu partiler esnasında cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı aktarılıyor.
- Örgüt şeması
Suç örgütünün oluşum ve yapısını ortaya koyma noktasında soruşturma aşamasında yapılan ihbar içerikleri, alınan ifadeler ve yapılan tespitlerin önem taşıdığı vurgulanan iddianamede, "İstanbul İl Jandarma Komutanlığının örgüt şemasında Mehmet Akif Ersoy'un örgüt lideri olduğu, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut, Ufuk Tetik'in de örgüt üyeleri olduğu belirlenmiştir." ifadesi kullanıldı.
Ersoy'un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı sanıklarla suç örgütü kurduğu anlatılan iddianamede, bu kapsamda mağdurlara kokain sağlanarak örgüt elebaşının cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla bir araya gelindiği belirtiliyor.
Ersoy'un çalıştığı sektör ve bulunduğu görevlerden dolayı nüfuzlu kişilerle irtibatlı olduğunun düşünülmesi nedeniyle, diğer sanıkların Ersoy'un bu konumundan dolayı kendisine itaat ettiği belirtilen iddianamede, bu nedenle Ersoy'un diğer sanıkları kontrol ve organize ettiği, örgüt üyelerinin de çevrelerinde bulunan ve duygusal ilişki yaşadıkları kadınları Ersoy ile tanıştırarak çeşitli yöntemlerle ilişkiye girmelerini sağladıkları ve bu kişileri suçun mağduru konumuna getirdikleri kaydediliyor.
İddianamede, örgüt üyesi sanıklardan bazılarının örgüt elebaşının bulunduğu konum ve çalıştığı sektörden dolayı televizyon programlarına katılım sağlayarak menfaat elde ettiklerinin anlaşıldığı aktarılıyor.
Sanıkların eylemlerini sistematik olarak gerçekleştirdikleri, alınan beyanlarda çoklu cinsel ilişkiye girmeden önce uyuşturucu maddeyi planlı şekilde mağdurların kullanımına sunduklarının anlaşıldığı belirtiliyor.
- Ceza istemleri
İddianamede, Mehmet Akif Ersoy'un "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından 11 yıldan 27,5 yıla kadar, "zincirleme şekilde 11 kez nitelikli cinsel saldırı" ve "zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından ise 266 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Sanık Ahmet Göçmez'in "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" ile 5 kez "nitelikli cinsel saldırı" suçlarından 100 yıldan az olmamak üzere hapis, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından ise 7 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, sanıklar Nurullah Mahmut Dündar, Mustafa Manaz, Taner Çağlı ve Tolga Aykut'un "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti", "nitelikli cinsel saldırı", "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından 7 yıldan 15 yıla kadar ve 51 yıldan az olmamak üzere değişen oranlarda hapisle, sanık Ufuk Tetik'in ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.
Hazırlanan iddianamede ayrıca, yürütülen soruşturma kapsamında şüpheliler Veyis Ateş, Ali Yaşar Koz, Umut Evirgen, Emrullah Erdinç, Steven Sadettin Saran, Hasan Dereci, Şakir Tekin, Yusuf Timur Savcı, Burcu Akyüz ve Ela Rümeysa Cebeci hakkında "uyuşturucu madde ticareti" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma, yer sağlama" suçlarından tefrik kararı verilerek, haklarında ayrı soruşturma yürütüldüğü bilgisi de yer alıyor.






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!