Berlin’de 20 Eylül’de yapılacak eyalet seçimleri öncesinde altı siyasi partinin başbakan adayı, TDU’nun düzenlediği panelde Türkiye kökenli seçmenlerle bir araya geldi. Adaylar Berlin’in ekonomisi, göç, girişimcilik, dijitalleşme, enerji, ulaşım ve hayat pahalılığına ilişkin politikalarını anlatarak seçmenlere sandığa gitme çağrısında bulundu.

Almanya’nın başkenti Berlin’de 20 Eylül’de gerçekleştirilecek eyalet seçimleri öncesinde siyasi partilerin başbakan adayları, Türkiye kökenli seçmenlerle buluştu. Türk-Alman İşverenler Birliği (TDU) tarafından düzenlenen açık oturumda, Berlin’in geleceğine ilişkin farklı siyasi partilerin çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Türklerin yoğun olarak yaşadığı Wedding semtindeki Ballhaus tiyatro salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp, CDU’nun adayı Stefan Evers, SPD’nin adayı Steffen Krach, Yeşiller’in adayı Werner Graf, BSW’nin adayı Alexander King ve FDP’nin adayı Christoph Meyer katıldı.
Gazeteci Nalan Siper’in moderatörlüğünü yaptığı panel yoğun ilgi gördü. Sağ popülist AfD’nin davet edilmediği etkinlikte; Berlin ekonomisi, girişimcilik, göç ve uyum, çeşitlilik, enerji maliyetleri, ulaşım, dijitalleşme ve toplumsal birliktelik konuları ele alındı.

Evers: “Berlin büyümenin başkenti olmalı”
CDU’nun başbakan adayı ve Berlin Maliye Senatörü Stefan Evers, Berlin’in ekonomik açıdan Almanya’nın gerisinde kalan kentlerden biri olmadığını savundu. Berlin’in girişimcilik ve inovasyon kapasitesine dikkat çeken Evers, kentin yalnızca şirketlerin kurulduğu değil, aynı zamanda bu şirketlerin büyüyebildiği bir merkez haline gelmesi gerektiğini söyledi.
“Gelecek yıl büyümenin başkenti olmalıyız” mesajı veren Evers, Berlin’de kurulan şirketlerin büyüme aşamasında başka kentlere taşınmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.
Berlin Brandenburg Havalimanı’ndan (BER) uzun mesafeli uçuş bağlantılarının önemine de değinen Evers, yeni bağlantıların Berlin ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti. Evers, bu konuda Federal Başbakan Friedrich Merz’in girişimlerine de olumlu atıfta bulundu.

Eralp: Göçmen girişimciler desteklenmeli
Sol Parti’nin Türkiye kökenli başbakan adayı Elif Eralp, ekonomik büyümenin küçük ve orta ölçekli işletmeler ile toplumun satın alma gücünden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi.
Göçmen kökenli girişimcilerin Berlin ekonomisindeki rolüne özellikle dikkat çeken Eralp, yurtdışında alınan diplomaların ve mesleki yeterliliklerin tanınmasında yaşanan sorunların bazı göçmenleri kendi işlerini kurmaya yönelttiğini belirtti.
Göçmen girişimcilerin önemli miktarda sermaye ve emek ortaya koyarak Berlin ekonomisine katkı sunduğunu ifade eden Eralp, geçmişte uygulanan “Gründerbonus” benzeri yeni işletme desteklerinin yeniden hayata geçirilmesini önerdi.
Eralp ayrıca kamu ihalelerinin küçük ve orta ölçekli işletmeler ile göçmen kökenli şirketlerin daha kolay yararlanabileceği şekilde sadeleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Berlin’deki yüksek kira ve yaşam maliyetlerine de değinen Eralp, kira politikalarının yanı sıra okullardaki ücretsiz öğle yemeği gibi sosyal uygulamaların korunmasının yalnızca sosyal politika açısından değil, toplumun satın alma gücünü desteklemek bakımından da önem taşıdığını vurguladı.

Krach: Berlin kendi startup’larının çözümlerini kullanmalı
SPD’nin başbakan adayı Steffen Krach, bürokrasinin azaltılması, dijitalleşme ve Berlin’de geliştirilen teknolojilerin kamu yönetiminde daha etkin kullanılması gerektiğini söyledi.
Krach, Berlin’deki inşaat ve altyapı projelerine QR kod sistemi getirilmesini önerdi. Vatandaşların bu kodları telefonlarıyla okutarak bir projenin ne zaman başladığını, hangi çalışmaların yürütüldüğünü ve ne zaman tamamlanmasının planlandığını görebilmesi gerektiğini belirtti.
Berlin’in trafik ve kamu yönetimindeki sorunlarına çözüm geliştirebilecek çok sayıda startup bulunduğunu ifade eden Krach, bu şirketlerin dünyanın farklı bölgelerinden talep görmesine rağmen Berlin yönetimi tarafından yeterince kullanılmadığını savundu.
Bürokrasinin azaltılması amacıyla hazırladığı 10 maddelik plana da değinen Krach, şirketlerden talep edilen belge ve dokümantasyon yükünün azaltılması gerektiğini söyledi.
Yurtdışında eğitim almış yüksek nitelikli kişilerin mesleki yeterliliklerinin Almanya’da tanınması için yıllarca beklemek zorunda kaldığını belirten Krach, mevcut sistemin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Graf: Berlin’in kültürel gücü ekonomik avantaja dönüştürülmeli
Yeşiller’in başbakan adayı Werner Graf, Berlin’in kültürel ve uluslararası çekim gücünün ekonomik kalkınma açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
Kültür ve sanatın kente turist ve yatırımcı çektiğini belirten Graf, enerji politikasında ise uzun vadeli öngörülebilirliğin yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişle mümkün olabileceğini savundu.
Kamu yönetiminin dijitalleştirilmesi gerektiğini belirten Graf, şirketlerin aynı belgeleri farklı kamu kurumlarına tekrar tekrar sunmak zorunda kalmadığı bir sistem oluşturulmasını istedi.
Startup politikası konusunda asıl sorunun şirket kurmak değil, kurulan şirketlere yeterli desteğin sağlanması olduğunu ifade etti.

Meyer: BER’de gece uçuş yasağı tartışılmalı
FDP’nin başbakan adayı Christoph Meyer, Berlin ekonomisinin son yıllardaki büyümesinin değerlendirilmesinde nüfus artışı, kamu yatırımları ve eyalet ile federal düzeyde artan kamu istihdamının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Berlin yönetiminde girişimcilerin ihtiyaçlarını dikkate alan daha hızlı ve ekonomik gerçeklere uygun bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirten Meyer, özellikle Deep-Tech alanında Berlin’in sahip olduğu potansiyelin daha etkin kullanılmasını istedi.
Investitionsbank Berlin’in daha fazla risk almasının önünün açılması gerektiğini belirten Meyer, göçmen kökenli girişimcilerin de daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Meyer ayrıca Berlin Brandenburg Havalimanı’ndaki gece uçuş yasağının yeniden tartışılması gerektiğini savundu. Ryanair’in bazı Berlin bağlantılarını kaldırmasına dikkat çeken FDP’li siyasetçi, yalnızca yeni uzun mesafe uçuş bağlantılarının oluşturulmasının yeterli olmayacağını ifade etti.

BSW’nin başbakan adayı Alexander King, Berlin ekonomisinin karşı karşıya olduğu sorunların başında yüksek enerji maliyetlerinin geldiğini söyledi.
Yenilenebilir enerjiye geçiş hedefini reddetmediğini belirten King, sanayi ve lojistik sektörlerinin mevcut koşullarda uygun gaz, petrol ve akaryakıt fiyatlarına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
“Enerji fiyatı benim için en önemli somut ekonomik faktördür” diyen King, yüksek enerji maliyetlerinin yalnızca sanayi bölgelerini değil, Berlin ekonomisinin genelini de etkilediğini savundu.
BER Havalimanı’nın rekabet gücüne de dikkat çeken King, Ryanair’in bazı bağlantılarını kaldırmasının çalışanlar ve Berlin turizmi açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Berlin’deki ticari kiraların yüksekliğini de eleştiren King, Gewerbemieten piyasasını “Wild West” olarak nitelendirdi ve ticari kiralara ilişkin yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu savundu.
Trafik yoğunluğunu da ekonomik bir sorun olarak değerlendiren King, özellikle lojistik sektörünün sağlıklı işlemesi için karayolu ulaşımının daha güvenilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

TDU’dan seçim öncesi demokratik katılım mesajı
TDU’nun düzenlediği panelde altı siyasi partinin adayları, Berlin’in geleceğine ilişkin farklı politikalarını Türkiye kökenli seçmenlere doğrudan anlatma fırsatı buldu. Adaylar, ekonomik ve sosyal politikaların yanı sıra göç, girişimcilik, ulaşım, enerji, dijitalleşme ve toplumsal birliktelik konularındaki görüşlerini paylaştı.
Etkinlikte katılımcıların sorularını da yanıtlayan adaylar, 20 Eylül Berlin eyalet seçimlerinde Türkiye kökenli seçmenlerin demokratik sürece katılarak oy kullanmaları çağrısında bulundu.
Berlin’de yaşayan Türkiye kökenli seçmenlerin siyasi katılımının öneminin öne çıktığı buluşma, seçimler öncesinde farklı siyasi görüşlerin aynı platformda tartışılmasına da imkan sağladı. Fotoğraflar/Hüseyin İşlek





























Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!