Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Gazze İçin Bilim Kafe" programına ev sahipliği yaptı.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, programda Gazze'de yükseköğretimin mevcut durumu, farklı aktörlerin tanıklıklarıyla gündeme getirildi.

Program kapsamında Gazze İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Assad Yousuf Assad'ın video mesajı izlendi. Üniversitenin eski Rektörü Prof. Dr. Kamalain Shaath ile de canlı bağlantı gerçekleştirildi.

Gazze'de üniversite eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin video mesajları paylaşıldı. Gazze İslam Üniversitesi Yurtdışı Temsilcisi Muin Naim programda bir konuşma yaptı.

Mesajları paylaşılan öğrenciler, eğitim hayatlarını hangi koşullarda sürdürdüklerini, karşılaştıkları güçlükleri ve geleceğe ilişkin beklentilerini aktardı.

Canlı bağlantı bölümünde Prof. Dr. Kamalain Shaath, Gazze'de yükseköğretimin savaş öncesi ve mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Eski Gazze İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamalain Shaath, Gazze'de üniversite öğrencilerinin uzun süredir çeşitli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Savaş öncesinde de bölgede gözetim, iletişim sorunları ve yüksek işsizlik gibi önemli güçlüklerin bulunduğunu kaydetti.

Bu şartlara rağmen Filistin'de yükseköğretimin geliştirilmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Shaath, Yükseköğretim Kurulu bünyesinde 20 eğitim kurumunun bulunduğunu, bunlardan 6'sının üniversite eğitimi verdiğini anlattı.

Shaath, savaşla Gazze'de yükseköğretim altyapısının büyük ölçüde zarar gördüğünü dile getirdi. Yükseköğretim çalışanlarının da ağır kayıplar yaşadığına dikkati çekti.

Yaşanan ağır koşullara rağmen öğrencilerin eğitimden kopmaması için çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Shaath, bu süreçte çevrim içi eğitime geçildiğini ve yükseköğretimin devam ettirilmesi için çeşitli yolların arandığını işaret etti.

Gazze İslam Üniversitesi Yurtdışı Temsilcisi Muin Naim de Gazze'de eğitimin yalnızca akademik bir süreç olmadığını, aynı zamanda geleceği korumanın ve hayata tutunmanın bir yolu olduğunu belirtti.

Naim, Gazze'de savaşın yalnızca insan hayatını değil, geleceğin inşa edildiği eğitim kurumlarını da etkilediğini aktardı. Okulların, üniversitelerin ve kütüphanelerin yıkıldığını, öğrencilerin ve akademisyenlerin hayatını kaybettiğini, birçok öğrencinin ise evlerini, kitaplarını, diplomalarını ve akademik kayıtlarını kaybettiğini anlattı.

Bütün yıkıma rağmen öğrencilerin eğitimlerini sürdürmeye çalıştığını ifade eden Naim, eğitimin Gazze'deki öğrenciler için "hayata tutunmak" ve "bütün yıkıma rağmen geleceği savunmak" anlamına geldiğini vurguladı.

Naim, Türkiye'deki üniversitelere ve akademik camiaya çağrı yaptığını aktardı. Gazze'de eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin desteklenmesi için akademik dayanışmanın somut adımlarla güçlendirilebileceğine dikkati çekti.

Bu kapsamda burs programlarının oluşturulması, bilgisayar, tablet ve internet erişimi gibi eğitim imkanlarının sağlanması, uzaktan eğitim programlarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca Türkiye ve Filistin üniversiteleri arasında ortaklıklar kurulması ve akademisyenler arasında ortak araştırmalar yürütülmesi gibi öneriler sunan Naim, öğrenciler ve araştırmacılar için akademik danışmanlık, mentörlük ve eğitim desteği sağlanabileceğini belirtti.

Naim, Filistinli öğrencilerin üniversitelerinden mahrum bırakıldıkları süreçte Türkiye'deki üniversitelerin akademik imkanlarından yararlanabilmelerinin ve bilimsel veri tabanları, laboratuvarlar ve eğitim platformlarına erişimlerinin desteklenmesinin önemine vurgu yaptı.

Gazze'de eğitimlerini sürdürmeye çalışan öğrencilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Naim, öğrencilerin eğitim hakkının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.