Türkiye'nin kültürel varlıkların iadesi çalışmaları ve Danimarka ile müzecilik iş birliği, Cenevre'de düzenlenen UNESCO Bölgesel Diyalog toplantısında uluslararası katılımcılara sunuldu.

İsviçre Konfederasyonu ve UNESCO iş birliğiyle 16-17 Eylül'de Cenevre Uluslararası Konferans Merkezi'nde bir toplantı düzenlendi. "Kültür Varlıklarının İadesi Alanında Yeni Anlaşma ve İş Birliği Biçimleri" başlıklı bu toplantıda, kültür varlıklarının iadesi süreçlerindeki yeni iş birliği modelleri ele alındı.

Türkiye, Danimarka ile geliştirdiği iş birliğini toplantıda örnek gösterdi. Bu iş birliği, Boubon Antik Kenti kökenli Roma İmparatoru Septimius Severus'a ait bronz başın ve Düver bölgesinden 48 pişmiş toprak mimari levhanın Türkiye'ye iadesiyle başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Zeynep Boz ve Ny Carlsberg Glyptotek Müzesi Direktörü Gertrud Hvidberg Hansen ortak bir sunum yaptı. Sunumun başlığı "Kültürel Miras Bağ Kuruyor: Kültür Varlıklarının İadesi ve Türkiye-Danimarka Müzecilik İş Birlikleri" idi.

Boubon Eserlerinin İadesiyle Başlayan Süreç

Sunumda, Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Boubon Antik Kenti'nden kaçırılan eserlerin tespiti ve iadesi çalışmaları anlatıldı. Ayrıca iade sürecinin iki ülke arasında kurumsal ilişkileri nasıl geliştirdiği de aktarıldı. Boubon Antik Kenti, 1960'lı yıllarda yoğun kaçak kazılara maruz kalmıştı. Sebasteion olarak bilinen imparatorluk kült alanından çok sayıda bronz heykel parçasının yurt dışına çıkarıldığı belirtildi.

Roma İmparatoru Septimius Severus'a ait bronz baş, 1970'te sanat eseri taciri Robert Hecht aracılığıyla Ny Carlsberg Glyptotek koleksiyonuna girmişti. Heykelin gövdesi ise uzun yıllar ABD'de kaldı. Gövde, 2023'te Türkiye'ye iade edildi.

Türkiye'nin ilk kadın arkeoloğu Prof. Dr. Jale İnan'ın Boubon üzerine 1970'lerden itibaren yaptığı araştırmalar, eser parçalarının tespitinde önemli rol oynadı. İnan, 1979'da Glyptotek'te baş ve gövde parçalarını bir araya getirdi. Böylece bunların aynı heykele ait olduğunu bilimsel olarak kanıtladı.

48 Düver Levhası da Türkiye'ye İade Edildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2023'te resmi iade girişimi başlattı. Bu çalışmalar sonucunda Glyptotek, bronz başın Türkiye'ye iadesine karar verdi.

Müzenin koleksiyon araştırmaları, Burdur'un Düver bölgesinden kaçak kazılarla çıkarılan 48 pişmiş toprak mimari levhayı ortaya çıkardı. Bu eserlerin kayıtları yeniden incelendi. Sonuç olarak, bu levhaların da Türkiye'ye iadesine karar verildi.

Eserler Türkiye'ye gönderilmeden önce Danimarka'da özel bir sergiyle kamuoyuna sunuldu. Serginin başlığı "Bir İmparator Geri Dönüyor: Antik Kültür Varlıklarının Türkiye'ye İadesi" idi.

İadeler sonrasında Türkiye ve Danimarka arasındaki ilişkiler devam etti. Bu ilişkiler araştırma, sergi, uzman değişimi ve konservasyon gibi alanları kapsıyor.

Mart 2025'te Bakanlık koordinasyonunda bir çalışma programı düzenlendi. Bu program kapsamında Glyptotek uzmanları, Boubon başta olmak üzere Türkiye'deki ören yerleri ve müzeleri ziyaret etti. Glyptotek, 2025 sonbaharında Türkiye'deki kurumlarla ilişkilerini kurumsallaştırmak için destek aldı. Bu destek, Danimarka Kültür Bakanlığına bağlı Kültür ve Saraylar Ajansı'ndan sağlandı.

İş birliğinin sergi alanındaki bir diğer örneği de Burdur Arkeoloji Müzesi'nden geldi. Septimius Severus'a ait olduğu düşünülen sandaletli imparatorluk heykeli parçaları, Glyptotek'in 1 Ekim'de Kopenhag'da açacağı sergide yer alacak. Serginin adı "Roma İmparatorluğu'nda Modanın Gücü" olarak belirlendi.

Sagalassos ve Boubon İçin Yeni Projeler

Türkiye ve Danimarka arasındaki kültürel miras iş birliği, yeni projelerle genişletilecek. Bu projelerin önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanıyor.

Glyptotek, gelecek yıl "Sagalassos: Heykelin Bütünsel Tiyatrosu" sergisini açmayı planlıyor. Sergi, Kopenhag Üniversitesi araştırmacıları ile Türkiye ve Belçika'dan arkeologların ortak katkılarıyla hazırlanıyor.

Boubon Antik Kenti'nde sürdürülecek bilimsel saha çalışmaları, uluslararası bir sergi ve bilimsel yayına dönüştürülecek. Araştırma, uzman değişimi, konservasyon ve yeni sergi projeleriyle ilgili temaslar devam ediyor.

Toplantıda paylaşılan Türkiye-Danimarka deneyimi, önemli bir örnek teşkil ediyor. Bu deneyim, kültür varlıklarının iadesi sonrası ülkeler arasında uzun vadeli bilimsel ve müzecilik iş birliklerinin geliştirilebileceğini gösteriyor.

Türkiye-Danimarka: Kültürel Miras İş Birliği Cenevre'de Sunuldu