Edirne Valiliği tarafından düzenlenen "Gastro Edirne 3. Topraktan Sofraya Gastronomi Festivali"ne üç günde 120 bin kişi katıldı. Söğütlük Millet Bahçesi'nde gerçekleşen festival, kentin yöresel lezzetlerini ve köklü mutfak kültürünü gastronomi tutkunlarıyla buluşturdu.
Gastronomi dünyasından şefler, üreticiler ve yerel lezzet temsilcilerinin katıldığı festival kapsamında söyleşiler, atölyeler, yemek gösterileri ve çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Festivalin ana teması, kentin coğrafi işaretli simge ürünlerinden Edirne beyaz peyniriydi. Etkinliklerde, sütün üretiminden peynirin sofraya ulaşmasına kadar geçen süreç, Edirne'nin peynircilik geleneği ve beyaz peynirin kent kültüründeki önemi ziyaretçilere aktarıldı.
Türkiye'den ve Romanya, Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ, Bosna Hersek, Arnavutluk, Kosova, Kuzey Makedonya gibi ülkelerden yaklaşık 100 şef festivale katıldı. Yerel üreticiler de ürünlerini tanıttı.
Festival alanında Edirne'nin yöresel ürünleri ve mutfak kültürünün tanıtıldığı stantlar kuruldu, yerli ve yabancı şefler yemek gösterileri sundu.
Gelecek yıl Guinness Dünya Rekorları'na başvurulması hedeflenen "dünyanın en uzun peynir sofrası" etkinliğinin provası da festivalde yapıldı. 150 metre uzunluğundaki sofrada bir araya gelen katılımcılar, Edirne'nin yöresel lezzetleri ve beyaz peynirini tattı.
Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne'de üretilen ancak yeterince tanınmayan ürünlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla başlatılan festivalin üçüncüsünün başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Festivalin her yıl büyüdüğünü belirten Sezer, "Biz, yola çıkarken bu güzel payitahtın, Edirne'mizin birbirinden güzel değerlerini sadece biz bilmeyelim, bütün Türkiye, bütün dünya bilsin istedik. Bu yolda üçüncü yılımızdayız ve her sene üzerine koyarak ilerlemeye çalışıyoruz." dedi.
Sezer, festival fikrinin, unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemek tariflerinin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan "Topraktan Sofraya" gastronomi kitabından doğduğunu anlattı.
Festivalde her yıl Edirne'ye özgü bir ürünün tema olarak belirlendiğini ifade eden Sezer, geçen yıl çeltik ve pirincin ön plana çıkarıldığını kaydetti.
Edirne'nin önemli bir çeltik üretim merkezi olduğunu vurgulayan Sezer, "Biz, çeltik memleketiyiz, pirinç memleketiyiz ama bunu kimse bilmiyor. Bizden aldıklarına marka basıp marketlerde bunun pazarlamasını yapıyorlar. Bu çeltik üretiminde bizim üreticilerimizin alın teri var, Edirne'nin emeği var. Bunu herkes duysun istedik ve geçen yıl pirinç festivalimizi gerçekleştirdik." diye konuştu.
Bu yıl yaklaşık 100 yıllık üretim geleneğine sahip Edirne beyaz peynirini öne çıkardıklarını dile getiren Sezer, "100 yıllık bir emeğin hakkını teslim etmek üzere Edirne beyaz peynirini, Edirne'nin beyaz peynirin başkenti olduğunu vurgulayarak festivalimizin merkezine aldık." dedi.
Sezer, gastronominin yanı sıra kentin tarihi ve kültürel değerlerinin de turizme kazandırılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Sezer, "Edirne, şu anda turizmin önemli şehirlerinden bir tanesi. 1392 tescilli tarihi eserimiz var. Bunları hızla restore ediyoruz. Yaklaşık 500 restorasyon gerçekleştirdik. Edirne Sarayı'ndaki çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Selimiye yeniden ziyarete açıldı. Cumhurbaşkanı'mızın ve bakanlarımızın Edirne'ye yönelik çok büyük destekleri var. Kültür Müdürlüğümüzden Valilik personelimize, şeflerimizden bütün kurum ve kuruluşlarımıza kadar emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı.
Coğrafi işaretli Edirne beyaz peyniri, Edirne ili ve ilçelerindeki süt hayvanlarından sağılan taze sütlerin 65-68 santigrat derecede 20-30 dakika pastörize edilmesi, peynir mayasıyla pıhtılaştırılması, fazla suyunun süzülmesi, şekil verilerek salamura edilmesi ve soğuk hava deposunda olgunlaştırılmasıyla üretiliyor.
Peynirin yapımında Tunca, Meriç, Arda ve Ergene nehirlerinin oluşturduğu deltalar ile bölgeye özgü iklimin meydana getirdiği bitki örtüsünde, özellikle çeşitli otlar ve kekikle beslenen koyun, keçi ve ineklerin sütleri kullanılıyor.
Edirne beyaz peynirinin üretim teknolojisi açısından en belirgin özelliğini ise üretimde yalnızca süt, maya ve tuzun kullanılması oluşturuyor.
Üründe katkı maddesi veya başka bir yardımcı madde kullanılmıyor.







Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!