Berlin’de 20 Eylül’de gerçekleştirilen Eyalet Meclisi ve ilçe meclisi seçimlerinin ardından Berlin Brandenburg Türkiye Toplumu/Türkische Bund in Berlin-Brandenburg (TBB), yeni hükümeti kurmak üzere görüşmelere başlayacak partilere çağrıda bulundu. TBB, göçmen kökenli Berlinlilerin taleplerinin koalisyon görüşmelerinde dikkate alınmasını ve yeni koalisyon sözleşmesine somut hedefler olarak yansıtılmasını istedi.
Berlin Eyalet Meclisi (Abgeordnetenhaus) ve İlçe Meclisleri (BVV) seçimlerinin ardından gözler yeni eyalet hükümetinin kurulması için yürütülecek koalisyon görüşmelerine çevrildi. Türkische Bund in Berlin-Brandenburg (TBB), görüşmeler öncesinde yeni yönetimden beklentilerini kamuoyuyla paylaştı.
TBB, koalisyon görüşmelerine katılacak partilerden, Berlin’in göçmenlik ve çeşitlilik gerçeğini siyasi politikaların temel unsurlarından biri olarak ele almalarını talep etti.
Kuruluş, seçimlerden önce Berlin Eyalet Meclisi seçimlerine yönelik hazırladığı “Wahlprüfsteine” çalışması kapsamında 10 farklı toplumsal ve siyasi alandaki önceliklerini partilere ilettiğini hatırlattı.
TBB: Seçimle birlikte siyasi sorumluluk daha da arttı
TBB Yönetim Sözcüsü Ayşe Demir, seçimlerin siyasi sürecin sonu olmadığını belirterek, bundan sonraki aşamada partilerin seçim döneminde ortaya koydukları vaatleri somut politikalara dönüştürmeleri gerektiğini söyledi.
Demir, göçmenlik geçmişine sahip Berlinlilerin taleplerinin yeni hükümet tarafından ciddiye alınması gerektiğini belirterek, bu konuların koalisyon görüşmelerinde ele alınmasını beklediklerini ifade etti.
TBB’ye göre yeni yasama döneminin temel gündemleri arasında eşit siyasi ve toplumsal katılım, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı etkin mücadele, demokratik katılımın güçlendirilmesi, toplumsal kaynakların adil dağılımı ve Berlin’in çok kültürlü yapısını dikkate alan politikalar bulunuyor.
“Berlin bir göçmenler kentidir”
Ayşe Demir, Berlin’in uzun yıllardır göçle şekillenen bir kent olduğunu vurgulayarak, farklı kökenlerden insanların kentin sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamına birlikte katkı sunduğunu belirtti.
Demir, bu toplumsal gerçekliğin yeni Berlin hükümetinin siyasi önceliklerine de yansıması gerektiğini ifade etti.
TBB ayrıca, yeni hükümetin sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını desteklemesini ve bu desteğin uzun vadeli ve güvenilir bir yapıya kavuşturulmasını talep ediyor.
Kuruluşa göre özellikle ayrımcılığa, sosyal eşitsizliğe ve toplumsal katılım sorunlarına karşı çalışma yürüten sivil toplum kuruluşları, demokratik toplum düzeninin güçlendirilmesinde önemli bir rol üstleniyor.
“Katılım için yapısal koşullar oluşturulmalı”
TBB, yalnızca siyasi söylemlerde katılımdan söz edilmesinin yeterli olmadığını, toplumun tüm kesimlerinin karar alma süreçlerine eşit şekilde katılabilmesini sağlayacak yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Demir, bunun için güçlü bir ayrımcılıkla mücadele politikası, sivil toplum kuruluşlarına güvenilir ve sürdürülebilir destek ile Berlin’de yaşayan herkes için gerçek siyasi katılım olanaklarının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
TBB koalisyon görüşmelerini izleyecek
TBB, önümüzdeki dönemde yürütülecek koalisyon görüşmelerini yakından takip edeceğini ve siyasi partilerin seçim öncesinde dile getirdikleri görüşlerle koalisyon görüşmelerinde ortaya koyacakları politikaları karşılaştıracağını açıkladı.
TBB Yönetim Sözcüsü Ayşe Demir, yeni koalisyon sözleşmesinin ayrımcılıktan uzak, demokratik ve çeşitlilik temelindeki Berlin toplumunun yaşam koşullarında somut ve ölçülebilir iyileşmeler sağlayacak düzenlemeler içermesi gerektiğini belirtti.
TBB, özellikle göçmen kökenli Berlinlilerin siyasi ve toplumsal katılımının güçlendirilmesi, ayrımcılıkla mücadele ve sivil toplumun desteklenmesi konularının yeni hükümetin politika gündeminde yer almasını istiyor.






Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!