Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Naime Bilinç Bulucu, mide asidinin ağız ortamına ulaşmasının diş minesinde erozyona yol açabileceğini belirtti.

Bulucu, dişlerde incelme, yüzey düzleşmesi ve hassasiyet gibi bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Diş erozyonunun bakterilerden bağımsız olarak asitlerin etkisiyle dişin sert dokularında meydana gelen madde kaybı olduğunu kaydeden Bulucu, şunları söyledi:

"Diş minesinin uzun süre veya tekrarlayan biçimde asitle temas etmesi yüzeyde önce yumuşamaya, süreç devam ettikçe de geri dönüşü olmayan madde kaybına yol açabilir. Bu asit yalnızca yiyecek ve içeceklerden kaynaklanmaz. Reflü nedeniyle ağıza ulaşan mide asidi de diş yüzeylerinde erozyona neden olabilen etkenlerden biridir."

Bulucu, gastroözofageal reflüde mide içeriğinin yemek borusuna, hatta ağız boşluğuna ulaşabildiğini aktardı. Tekrarlayan asit teması, diş minesinin mineral yapısını etkileyebilir.

Mine dokusunun vücuttaki en sert yapılardan biri olmasına rağmen aside karşı tamamen dayanıklı olmadığını vurgulayan Bulucu, "Tekrarlayan asit maruziyetiyle diş yüzeyinde parlaklaşma, düzleşme, çukurlaşma ve incelme görülebilir. Mine kaybı ilerledikçe alttaki dentin dokusu açığa çıkabilir ve sıcak, soğuk ya da tatlı yiyeceklere karşı hassasiyet artabilir." ifadelerini kullandı.

Dişlerdeki aşınmanın tek başına reflü tanısı koydurmadığını belirten Bulucu, asitli ve gazlı içecek tüketimi, bazı beslenme alışkanlıkları, ağız kuruluğu ve mekanik etkenlerin de diş yüzeyi kayıplarında rol oynayabileceğini kaydetti.

Bulucu, erozyonun başlangıç döneminde ağrıya neden olmadan ilerleyebileceğini belirtti. Aşınmanın nerede ve nasıl oluştuğunu değerlendirmek önemlidir. Diş hekimi, mevcut madde kaybının yanı sıra aşınmanın dağılımına, kişinin beslenme ve genel sağlık öyküsüne de bakar. Nedeni açıklanamayan veya ilerleyen erozyonlarda reflü ihtimali değerlendirilerek hasta ilgili tıp branşına yönlendirilebilir.

Dişlerin şeklinde değişiklik, mine yüzeyinde incelme, sararmanın belirginleşmesi, kesici kenarlarda şeffaflaşma veya sıcak-soğuk hassasiyeti fark edildiğinde diş hekimi kontrolü büyük önem taşır. Çünkü kaybedilen mine dokusu kendiliğinden yeniden oluşmaz. Ancak neden erken dönemde belirlenirse ilerlemenin önüne geçmek için koruyucu uygulamalar planlanabilir.

Bulucu, asitle temas eden diş yüzeyinin geçici olarak hassaslaşabileceğini vurguladı. Reflü veya ağıza asit gelmesi sonrası dişlerin hemen sert şekilde fırçalanmaması gerektiğini belirtti.

Bulucu, asit maruziyetinin ardından ağzın suyla çalkalanabileceğini aktardı. "Diş bakımında yumuşak kıllı fırça ve florür içeren diş macunlarının tercih edilmesi, asitli yiyecek ve içeceklerin tüketim sıklığının azaltılması da önemlidir. Ancak dişlerde mevcut bir erozyon varsa yalnızca evde alınacak önlemlerle yetinilmemeli. Erozyonun nedeni ve düzeyi diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir." ifadelerini kullandı.