İstanbul'da, Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) düzenlenen iki günlük "Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısı" devam ediyor.

Şişli'deki bir otelde gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptı.

HSK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı Fuzuli Aydoğdu, hedeflerinin yargıda etkinliği dönemsel bir çalışma olmaktan çıkarıp kalıcı bir kültür haline getirmek olduğunu söyledi.

Aydoğdu, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını bu anlayışın sahadaki önemli unsurlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Bu büroların hakim ve savcıların denetlenmesine veya teftiş mekanizmasına yönelik olmadığını kaydetti.

Çalışmalarda mahkemelerin bağımsızlığının ve hakimlik ilkeleri teminatının gözetilerek yürütülmesinin temel alındığına dikkati çeken Aydoğdu, şunları kaydetti: "Bizim üzerinde durduğumuz alan yargısal faaliyetin önündeki gereksiz beklemeler ve engellerdir. İşleyişten kaynaklanan aksaklıklar ve adalet hizmeti etkinliğini olumsuz şekilde etkileyen yapısal sorunlar, bir dosyanın bilirkişide uzun süre beklemesi, müzekkere cevabının zamanında gelmemesi, tebligat işlemlerinin aksaması, iş yükünün belirli bir mahkemede olağanüstü biçimde birikmesi, teknik eksiklik, örneğin SEGBİS gibi bu hususlar, kararın içeriğiyle ilgili bir konu değildir."

Eski tarihli dosyalarda yalnızca dosyanın yaşına bakmanın yeterli olmadığını dile getiren Aydoğdu, dosyanın neden uzun süre beklediğinin de bilinmesi gerektiğini ifade etti. Aynı süre bekleyen iki dosyanın gecikme nedenlerinin birbirinden tamamen farklı olabileceğini belirten Aydoğdu, bu nedenle eski dosyaların envanterini çıkaracaklarını, gecikme nedenlerini sınıflandıracaklarını ve çözüm mercilerini belirleyeceklerini söyledi.

Aydoğdu, "Önemli olan sorunun kurumlar arasında dolaşması değil çözümün doğru adrese ve zamanında ulaşmasıdır. Bu çalışma gruplarında yargının etkinliğine ilişkin farklı konuları elbette ele alacağız. Toplantının sonunda birbirinden bağımsız değerlendirmeler değil, ortak bir anlayış ve uygulanabilir bir yol haritası ortaya çıkarmak istiyoruz." diye konuştu.

Katılımcılardan sorunların saklanmamasını ve rakamları olduğundan iyi gösterme gayreti içinde olunmamasını isteyen Aydoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir yerde problem varsa bunu bilmek kötü bir haber değildir. Asıl sakıncalı olan problemi zamanında görememektir. Çünkü bildiğimiz ve doğru teşhis ettiğimiz sorunu çözebiliriz. Bürolarımızda yalnızca rakamları değil rakamların arkasındaki nedenleri de ortaya koymalarını bekliyoruz. 'Bir mahkemede x sayıda dosya var' bilgisi tek başına bizim için yeterli değildir. Bu dosyalar neden bekliyor, hangi aşamadalar, kaçı kısa sürede sonuçlanabilir, gecikmeye yol açan neden geçici mi, yoksa kalıcı mı? Yapısal bir sorun mu, çözümü hangi kurumun katkısıyla giderilebilir? Bütün bunları ortaya koymasını da bekliyoruz. Bizim için yol gösterici bilgiler asıl bunlardır. Bu çalışmanın başarısının yalnızca mevzuatla, rehberlerle veya istatistiklerle sağlanamayacağını hepimiz biliyoruz. Başarı, yargı teşkilatımızın bu sürece inanması, katkı sunması, sahip çıkmasıyla mümkün olacaktır. Bugün göstereceğiniz gayret, yarın iş yükümüzün daha düzenli yönetilmesine, gecikmeye neden olan sorunların daha erken tespit edilmesine ve vatandaşlarımızın adalet hizmetine daha hızlı ulaşmasına katkı sağlayacaktır. Kurul olarak sahadan gelen önerileri dinleyecek, iyi uygulamaları yaygınlaştıracak ve bildirilen sorunların çözüm süreçlerini takip edeceğiz."

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez de toplantının adalet hizmetlerinin niteliğinin geliştirilmesine ve yargısal faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.

Başta İstanbul Adliyesi olmak üzere kentteki tüm adliyelerin Türkiye'nin en yoğun ve kapsamlı yargısal faaliyetlerinin yürütüldüğü adli merkezlerden biri olmasının ötesinde, üstlendiği soruşturma ve kovuşturmaların niteliği ile kapsamı dolayısıyla özel bir konum taşıdığını belirten Dönmez, İstanbul'un sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı nedeniyle pek çok alanda yargısal faaliyet yürütüldüğünü kaydetti.

Dönmez, bu çeşitliliğin İstanbul'daki adliyeleri yalnızca iş hacmi yüksek bir adliye olmaktan çıkardığını dile getirdi.

Bu durumun, yargı hizmetlerinin farklı ve gelişen alanlarının aynı anda karşılık bulduğu önemli bir yargı merkezi haline getirdiğini vurgulayan Dönmez, bu ölçekte bir yargısal faaliyetin yürütülmesinin herkese önemli bir sorumluluk yüklediğini anlattı.

Dönmez, İstanbul adliyelerinde verilen her kararın, yürütülen her soruşturmanın ve gerçekleştirilen her adli işlemin, hukukun üstünlüğü, yargısal bağımsızlık ve tarafsızlık, adil yargılama hakkı ve makul sürede yargılanma yetkileri çerçevesinde gerçekleştirilmesinin temel yaklaşımları olduğunu aktardı.

Toplantıya, Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, HSK Genel Sekreteri Ahmet Uğuz, kurul üyeleri, adliyelerin başsavcıları ile adalet komisyonu başkanları da katıldı.

HSK Başkanvekili Aydoğdu: Yargıda beklemeler engellenecek
HSK Başkanvekili Aydoğdu: Yargıda beklemeler engellenecek
HSK Başkanvekili Aydoğdu: Yargıda beklemeler engellenecek
HSK Başkanvekili Aydoğdu: Yargıda beklemeler engellenecek
HSK Başkanvekili Aydoğdu: Yargıda beklemeler engellenecek