Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Küresel sistemin hem meşruiyet, hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya tam bir kriz fırtınası yaşıyor." dedi.
Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'ndeki 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı'nda konuştu. İnsanlık tarihinde bazı kritik eşiklerin aşıldığında hiçbir şeyin eskisi gibi kalmadığını kaydetti.
Son yıllarda yapay zekanın başını çektiği teknolojik dönüşümün bu eşiklerden biri olduğunu belirtti. Erdoğan, "Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zeka, hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geliştikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojiler, üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Reel sektör yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne yeterli önem verilmemesi halinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
"İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, milli ve manevi hasletlerimizi korumazsanız, iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil, tam tersine zarar getirir, Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir." diyen Erdoğan, kamu yönetiminden sivil topluma kadar herkesin bu konuları derinlemesine ele alması gerektiğini vurguladı. Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bu meseleye duyarsız kalınamayacağını belirtti.
Müslümanların ekonomik ve ticari ilişkileri temel değerler ışığında gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti. 29. Uluslararası İş Forumu'nun "Yapay Zeka Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü" başlığıyla düzenlenmesini bu açıdan kıymetli bulduğunu kaydetti.
Forumdaki oturumlarda fikir ve önerilerini dile getiren tüm katılımcıları tebrik etti.
Bu istişarelerin hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, küresel sistemin meşruiyet, temsil ve adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiğini yineledi. "Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tam bir kriz fırtınası yaşıyor." dedi. Ticaretten enerjiye, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara kadar birçok alanda bu fırtınanın etkilerinin hissedildiğini belirtti. Erdoğan, "Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. 'Gücü gücü yetene' düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır." değerlendirmesini yaptı.
BM 81. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında bu soruna dikkat çektiğini hatırlattı. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a kadar birçok bölgede barış, adalet ve sağduyunun olmadığı hiçbir çözümün sahada karşılık bulmadığını ifade etti.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir."
Erdoğan, 6 yaşındaki Hind Receb'in ailesiyle birlikte 335 kurşunla şehit edilmesinin hesabının hukuk önünde sorulacağını belirtti.
Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda ve hastanelerde katledilen sivillerin hesabının adalete verileceğini vurguladı. "Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak." diyen Erdoğan, Türkiye'nin ve Türk milletinin adalet mücadelesini son nefesine kadar sürdüreceğini ifade etti.
Erdoğan, adalete inanan herkesin bu mücadelenin içinde olması gerektiğini belirtti. "Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir." dedi. BM Genel Kurulu'nun bu gerçeği teyit ettiğini ve savaş suçlularına hak ettikleri cevabı verdiğini kaydetti. Diplomatik heyetlerin salonu terk etmesinin "soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi indiğini" ifade etti. Türkiye'nin bu duruşuyla mazlumlara umut olduğunu ve diğer ülkelere cesaret aşıladığını söyledi.
Genel kurulda insanlığın vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri tebrik etti. Türkiye'nin ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!