Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milletvekillerimizle beraber il başkanımız, kadın kolları başkanımız, belediye başkanımız, gençlik kolları başkanımızla bu tür toplantılar organize ediyoruz. Vatandaşın gerçek gündemini ve sorunlarını çözmek için çözüm önerilerini ilgili mercilere aktarıyoruz." dedi.

"Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında AK Parti Bağcılar İlçe Başkanlığı'nda konuşan Tekin, Cumhurbaşkanlığı liderliğinde AK Parti'nin 2001'den itibaren Türkiye'de siyasal anlamda birçok parametreyi değiştirdiğini ifade etti. Tekin, siyasi partilerin ve merkezi otoritenin sahayla olan bağını güçlendiren istişare kültürünü siyaset mekanizmasının odağına yerleştirdiklerini kaydetti. 2001 yılına kadar merkez otoritenin kararlarının toplumun gündeminden kopuk olduğunu, sırça köşklerden alınan kararlarla toplumun modernize edilmeye çalışıldığını vurguladı. AK Parti'nin istişare kültürünü kurumsallaştırarak, toplumun gerçek sorunlarına çözüm üretecek adımlar attığını belirtti.

Tekin, AK Parti'nin kurulduğu günden beri Cumhurbaşkanının doğrudan katıldığı, il, belediye, kadın ve gençlik kolları başkanlarının yer aldığı 200'e yakın toplantı yaptığını söyledi. Bu toplantılarda sahadaki sorunların doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından takip edildiğini ve çözüm mekanizmalarına aktarıldığını anlattı. Bugün de bu kültürün devamı olarak yaz aylarında bütün aktörlerin, milletvekilleri, MKYK üyeleri ve bakanların il il gezdiğini, vatandaşın gerçek gündemini ve çözüm bekleyen sorunlarını dosyalayıp ilgili arkadaşlara aktardıklarını ifade etti.

Yapılan ziyaretler neticesinde elde edilen donelerin raporlanıp ilgili bakanlara veya genel başkan yardımcılarına aktarılacağını ve çözüm önerileri geliştirileceğini dile getiren Tekin, bunun Türkiye’deki demokratik kültürün yerleşmesi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

Bakan Tekin, konuşmasında terörsüz Türkiye sürecine de değindi. Son 40-50 yıldır ülkenin en can alıcı problemi olan terörün bitirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olağan dışı bir çoğunlukla kabul edilen siyasi iradeye ve partilere teşekkür etti. Özellikle 1990'lı yıllarda yaşanan Elazığ-Bingöl karayolunun kesilmesi, Sivas olayları, Başbağlar ve Yavi katliamları gibi olaylarda çok can kaybedildiğini hatırlattı. Sayın Cumhurbaşkanının 2001 yılında AK Parti'yi kurarken "Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyerek yola çıktığını ve 2002'de iktidara geldiği andan itibaren "Terörsüz Türkiye" sürecinin adımlarını ilmek ilmek ördüğünü belirtti.

3 Kasım 2002'deki seçimlerin ardından 18 Kasım'da ilk AK Parti hükümetinin kurulduğunu ve 30 Kasım 2002'de ilk yapılan şeyin OHAL uygulamasını kaldırmak olduğunu hatırlatan Tekin, bu radikal başlangıcın temel hak ve hürriyetleri güçlendirdiğini vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanlığının Kürtçe edebiyat eserleri basmasından, Milli Eğitim Bakanlığının özel Kürtçe kurslar açmasına ve okullarda Kürtçe, Zazaca ve Kırmançi dersleri koymasına kadar devasa adımlar atıldığını ifade etti. Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2004 yılında Diyarbakır'da şu cümleyi kurmuştu, demişti ki 'Ben insan hakları ve demokrasinin misafir olarak olduğu kabul edildiği, sözde bir demokratik Türkiye değil, insan hakları ve demokrasinin ev sahibi olduğu, kalıcı demokrasi ve insan haklarının güçlendirildiği bir Türkiye'yi hayal ediyorum' diyerek yola çıktık ve bunun mücadelesini yaptık." dedi.

İnsanların devlete ve hükümete olan güvenleri arttıkça ülkenin kalkınacağını, demokrasinin güçlendikçe ekonomik, eğitim ve diğer politikaların başarılı olacağını vurgulayan Tekin, "Türkiye buluşmalarımızın ana odağında Türkiye’deki bu demokratikleşme adımlarının, insan haklarını güçlendirmek için attığımız adımların, nihai bir adımı olmak üzere, üzerinde büyük bir ittifak oluşan 'Terörsüz Türkiye' sürecine hep beraber sahip çıkacağımız, bunu güçlendireceğimiz bir Türkiye’yi vatandaşlarımızla konuşmak için buradayız." diye konuştu.

Eski Türkiye'de eğitimde ötekileştirici ve ayrıştırıcı müfredatın olduğunu söyleyen Tekin, 2001-2002 yıllarında dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in başlattığı "Cumhuriyet’in 100. Yılına Mektuplar" projesinde öğretmenlerin 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatma veya çocukların tuvalet ihtiyacını okulda giderebilme hayallerinin olduğunu aktardı. Şu anda Türkiye'de derslik başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamalarını yakaladıklarını, cumhuriyet döneminde yapılan derslik sayısının iki katından fazla dersliği kendilerinin yaptıklarını vurguladı. Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız 'Bizim birinci problemimiz eğitim. Dolayısıyla eğitime bütçeden en yüksek payı hep eğitime ayıracağız' dedi. 2002'den itibaren bütün bütçelerimizde birinci sırada eğitim var." ifadelerini kullandı. 70-80 kişilik sınıflardan 15-20 kişilik sınıflara inildiğini, 800 binden fazla öğretmen atamasıyla öğretmen başına düşen öğrenci sayısında OECD ortalamalarının üzerine çıkıldığını belirtti. Okulların beş yıldızlı otel gibi olduğunu, 660 bin sınıfta etkileşimli tahtaların bulunduğunu ve internet erişimi sayesinde öğretmenlerin her türlü görsel materyali kullanabildiğini anlattı.

OECD genel sekreterinin "Türkiye son 20 yılda bir eğitim devrimi yaptı" dediğini ve kendisinden bu devrimi diğer ülkelere örnek olmak üzere anlatmasını rica ettiğini belirten Tekin, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının bundan daha fazla gurur duyamayacağını vurguladı. Eğitimin kalitesini ölçen PISA ve TIMSS değerlendirmelerine göre, Türkiye'nin 2015 sonrası olağanüstü bir başarı hikayesi sergilediğini ifade etti. PISA'da matematik, fen ve okuma yazma becerileri olmak üzere üç alanda da ortalamalarını yükselten tek OECD ülkesinin Türkiye olduğunu kaydetti. 2003 yılında ilk PISA döngüsünde Türkiye'nin 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'a giremezken, bugün ilk 15'in içerisinde olduğunu söyledi.

Yaşanılan sıkıntılara rağmen başarı çıtalarını yükselttiklerini çünkü doğru şeyler yaptıklarını ifade eden Tekin, bu süreçte emeği geçen başta Cumhurbaşkanı olmak üzere öğretmenlere teşekkür etti. Belediyeler arsa ve imar sorunu çözülmüş yer gösterdiğinde okul ihtiyacı olan neresi varsa okul yapacaklarını taahhüt ettiklerini anlattı.

Bakan Tekin konuşmasını şöyle tamamladı: "Biz bu aşkla, bu şevkle, ilk günkü heyecanla sahada, aynı ruhla çalışmaya devam edeceğiz. Bugünkü istişare toplantımızın esprisi de bu. Yine sahaya çıkacağız. Şunun farkındayız, o gün 75 kişilik sınıflarda ders alan öğrencinin bir problemi vardı. Bugün ise 15-20 kişilik sınıflarda ders alan çocuğumuzun bir başka problemi olabilir, velimizin bir başka problemi olabilir. O zaman yeni oluşan Türkiye’ye göre, Türkiye Yüzyılı parametrelerine göre, sahadaki sorunları, yeni sorunları görüp, o sorunlara çözüm üretmek durumundayız. Bunu yapmazsak, gene eski Türkiye’yi yeniden görmeye başlarız. Bugün sahnede bulunmamızın sebebi bu. Hep beraber, sadece eğitimle ilgili değil, her alanda vatandaşımızın karşı karşıya bulunduğu problemleri kayıt altına alıp, ilgili problem çözecek kamu otoriteleriyle paylaşmak üzere, istişare kültürünü yaygınlaştırmak üzere buradayız. Allah istişaremizi hayırlı ve bereketli kılsın diyorum."

Programa, partinin MKYK üyeleri, milletvekilleri, Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız ile çok sayıda partili katıldı. Bakan Tekin, sonrasında Çarşı Caddesi'nde esnaf ziyaretlerinde bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Tekin: Türkiye Yüzyılı'nda sorunları çözeceğiz