Felsefeyi ‘otobanı terk edip arabadan inerek orman yolunda yürüyüşe başlama cesareti olarak’ tanımlayan Dr. Yaltıraklı sunumunda felsefenin sadece bir bilgi işi olmaktan ziyade bir yaşam tarzı olduğuna değinerek konunun aslında bir, ‘iç dünya’ oluşturmak ya da, ’sağlıklı bir ruhsal yapı’ meselesi olduğunun altını çizdi.
Modern anlamda romanın başlangıcı sayılan Cervantes’in Don Kişot romanı hangi anlamda düşünce tarihinde de bir dönüm noktası oluşturur? Romanın içeriğinden esinlenerek hayal ve gerçeklik konusuna felsefi bir yorum denemesi olan bu konferansta normal ile normal dışılığın paradoksal ilişkisinin yaratıcılığı konu edildi.
Dr. Yaltıraklı, hem roman kahramanı Don Kişot’un, hem de yazarı Cervantes’in yani hem gerçek-dışı kahramanın, hem de tarihsel bir gerçek figur olarak yazarın kendi romanlarını kendilerinin yazmasının iki farklı örneğinden hareketle kendi romanımızın yazılmasını başkalarına bırakmayıp bizzat kendimizin yazmasının felsefi ve psikolojik açıdan ne denli önemli olduğunu dile getirdi.
Yaltıraklı, sunumunun sonunda birey olmanın yolunun kendi romanımızın kendimiz tarafından yazılmasıyla olası olduğunu özellikle vurguladı, ardından soru ve cevaplara geçildi. Kaynak: Berlin SES
ha-ber.com/Haber ve Fotoğraflar/Hüseyin İşlek







Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…