DİDER ( Dünya Kenti İzmir Derneği)  kurulduğundan bu güne  faaliyetleri ile ilgili çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Kuruluş süreci ve sonrasında  oluşan gruplaşmaların yaşandığı iddaları DİDER’i tartışmaya açıyor. Bir tarafıyla gizemini koruyan, bir diğer tarafıyla DİDER üzerinde iddialar…
  • DİDER’in kuruluş ilkeleri Avrupa ülkelerinden   İzmir’e  dönüp yerleşenler ve Avrupa’da yaşayan İzmir bağları olan üyelerden oluşması amaçlanıyordu.
Bu temelde yol haritası çizilmesine rağmen ilk adımda bazı üyelerin yerine taklit imzalar atılarak kurulduğu iddaları yayıldı. İddalar doğruysa kimlerin kimin yerine imza attığı sırını hala koruyor. Yasal bir statüsü olmamasına rağmen,  yurtdışında yaşayan insanların iş yerlerini DİDER temsilciliği, isimler DİDER temsilcileri olarak gösterilmesi üyelerin kandırılması şaşkınlık yarattı. DİDER yurtdışına gönderdiği üyelerini kime ne sıfatıyla ağırlattı? Yurtdışında hayali üye, başkan ve temsilciliklere ne vaadler edildi? İDDİALAR: İnternet sayfasında DİDER İzmir ofisi daha önceki belediye yönetimince  tahsis edildiği yazılı. Burasını kim ne amaçlı kullandı?  Yönetim kurulu üyelerinin bazılarına haber verilmeden kararlar aldı mı? YK ayrışarak bir birinden habersiz toplantılar yapıp kararlar aldı mı? Karar defterinde tahribatlar yapıldı mı? Alınan kararların altına orada olmayan diğer üyelerin taklit imzaları atıldı mı? İddialar uzayıp gidiyor… İddialar doğruysa dernekler masası denetim yapar. Resmi kurumlar  bu iddiaları inceler. DİDER  resmi makamlardan denetlenmesini talep ederek insanların kafasındaki soruları cevaplar mı? SORUYORUZ: Güzel temenniler ile kurulan derneğin bu türden iddialarla  çalkalanması emek verenleri,  gönül verenleri üzüyor. Bu dirayetsizlik niye? İddialara göre, yöneticilerin aralarında çözemedikleri, bir birlerinden gizledikleri, bir birine hesap veremedikleri bu kadar keskin olan sorun ne? DİDER bu iddialara karşı duyarsız kalmamalı, kamuoyuna açıklama yapmalıdır. Hadi hayırlısı…