Özel açıklamasında, “İddianamede adı geçmesi gereken eski milletvekilleri, halihazırdaki çeşitli yöneticiler, bir siyasi partinin cinayetten önce, sonra telefon irtibatı kurulan yöneticilerinin adı dahi geçmiyor. Bütün arabaların plakaları var, bir arabanın yok, onun da adı ‘siyah Audi’. Sonra o aracın içinden hangi genel başkan iniyor, o aracı ona kim tahsis etmiş, bütün Türkiye biliyor; bir tek iddianameyi yazanlarla, kabul edenler bilmiyor” diyerek soru işaretlerini sıraladı.
Özel, duruşmaya ara verildiğinde açıklama yaptı."Bu cinayetin üstünün örtülmesine seyirci kalmayacağız"
CHP Genel Başkanı, “Biz bu sisin inmesine, bu cinayetin alelade bir cinayetmiş gibi üstünün örtülmesine sonucu ne olursa olsun, seyirci kalmayacağız. Günü geldiğinde kimse ‘kral çıplak’ demiyorsa biz diyeceğiz ama o iki kız evladın, gözü yaşlı eşin, annenin, babanın, kardeşlerin ve Türkiye’de siyaset yapan ve siyasi duruşundan dolayı endişe duyan kimsenin ‘Benim de sonum Sinan Ateş gibi olur’ deyip korkmasına izin vermeyeceğiz. Kim korkarsa korksun biz korkmayanları, geri adım atmayanları, susmayanları, sinmeyenleri, siyasi çıkar için parti içi ya da ittifaklar arası bir kanlı cinayete sessiz kalmayanları temsil ediyoruz” dedi.
Özel açıklamasını, “Türkiye’yi sise boğmaya çalışıyorlar, bundan sonrası için gözdağı vermeye çalışıyorlar. Buna sessiz kalınmayacak. Herkes emin olsun” diyerek, dava görüldüğü müddetçe CHP’den en az iki genel başkan yardımcısı, hukukçu milletvekillerinin davayı takip edeceğini söyledi. CHP lideri “Ben de fırsat buldukça davayı takip edeceğim” açıklamasında da bulundu.
Azmettirici sanık Doğukan Çep’in “Nerede” dediği Kılıçdaroğlu yanıt verdi
Duruşma salonunda cinayeti azmettirmekle yargılanan sanık Doğukan Çep, zaman zaman kullandığı ifadelerle salonda gerilimi arttırdı.
Duruşma başlangıcında Çep’in “Bay Kemal nerede” diye bağırmasına karşılık Kemal Kılıçdaroğlu X platformundan sanığa yanıt verdi.
Kılıçdaroğlu, Sincan’daki duruşmaya verilen ara ardından da, 11.20’de başlayan duruşmayı izlemeye devam etti ve bu sırada sanık Çep’e yönelik, “Buradayım! Mahkeme salonunda katillerin ve arkanızdaki ağababalarınızın gözünün içine bakıyorum!” mesajını paylaştı.
İlk duruşmada neler yaşandı?
Duruşmada sanık Çep, ifadesi alındığı sırada Gezi Parkı olaylarıyla ilgili “teröristler katıldı” gibi ifadeler kullanarak, o dönemde DHKP-C ile MLKP-C gibi örgüt mensuplarını vurduğu için hakkında dava dosyası olduğunu ve Sinan Ateş’ten bu dosyalar için yardım istediğini anlattı.
CHP’li vekillerce de Gezi döneminde öldürdüğü ve yaraladığı kişilerle ilgili davaların takip edildiğini söyleyen Çep’e, Hakim Güven tepki göstererek, “Savunma yapacaksan yap, hikaye anlatma” dedi.
Çep, tetikçi sanık Eray Özyağcı gibi sıklıkla “Ortada suikast yok, öldürülmeyecekti, sadece ayaklarından vurulacaktı. Planlı suikast değil” gibi ifadeler kullandı. Olayı sadece “kendisinden dava dosyasıyla ilgili para alındığı için tepki amaçlı ayağından vurdurma” olarak anlatan Çep, sıklıkla her türlü ayarlamayı yaptığını belirterek, suikast planlamadığını savundu.
Doğukan Çep, Sinan Ateş’e dava dosyasıyla ilgili para verdiği görüşmelerle ilgili cep telefonu numarasını paylaşamadı ve “Ateş’in ikinci bir cep telefonu olabileceğini, bunun kayıp olabileceğini ya da olay mahallinden alınmış olabileceğini” savundu. “Bu araştırılsın” diyen Çep, olaydan sorumlu olduğunu ama Ateş’in öleceğini düşünmediğini tekrarladı.
İYİ Parti Lideri eski ülkü ocakları başkanlarıyla izledi: "Ya adalet ya kıyamet" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Sinan Ateş cinayetiyle ilgili bugünkü duruşmadaki ilk iki bölümde salondaydı ve kendisine eski ülkü ocakları başkanları Atilla Kaya, Suat Başaran, Alişan Satılmış ile Hakan Ünser’in eşlik etmesi dikkat çekti. Dervişoğlu, duruşma arasında kameralar karşına geçerek, “Herhangi bir siyasi kimliğin sahibiyim diye burada bulunmuyorum. Mevkidaşımız olan merhum Sinan Ateş’in katledilmesiyle alakalı olarak, kendi dönemimizin ülkü ocakları genel başkanlarıyla birlikte, adaletin takipçisi olacağımızı göstermek üzere buradayız" dedi. Dervişoğlu, "Her zaman olduğu gibi yine vicdanlar yalnız, adalet de öksüz bırakılmış. Bugün gördük ve anladık ki; iddianamenin yetersizliği üzerine bir de duruşmanın sulandırılmasına yönelik birtakım adımlar atılıyor. Buradan dava arkadaşlarımın huzurunda ifade ediyorum; bu cinayet ortada kalmayacaktır. ‘Ya adalet ya kıyamet’ demeye devam edeceğiz” diye konuştu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, soruşturma dosyasında “şüpheli” olarak adı geçen ancak iddianameye dahil edilmeyen Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yıldırım’ın durumuyla ilgili soru üzerine; “Biz ülkü ocaklarının sağlam damarını temsil ediyoruz. Onlarla ilgili bir değerlendirme yapmayacağım” yanıtını verdi. Ateş ailesi avukatları eski vekil Olcay Kılavuz’u sordu, hakim müdahale etti Duruşmada savcılık iddianamesinde “azmettirici” olarak “silahlı eylemi organize etmekle” suçlanan eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ifadesi sırasında dikkat çekici anlar yaşandı. Ateş ailesi avukatları tarafından sanık Demirbaş’a, eski MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz ile ilgili sorular yönetilmesine hakim izin vermedi. Hakim Güven, “Biz burada soruşturma yapmıyoruz. Üçüncü şahıslarla ilgili sorular sormayın. Sizin merakınızı giderme sorumluluğumuz yok. Biz iddianameye bağlıyız” diyerek soruları engelledi. Avukatlarca “Süreçte Olcay Kılavuz’la görüşmeleri var” itirazı yapılması üzerine hakim, “Biz burada soruşturma yapmıyoruz, sanıkları yargılıyoruz. Başka sorular sorabilirsiniz” müdahalesinde bulundu. Sanık Demirbaş da, eski vekil Kılavuz’la hiçbir şekilde görüşmesi olmadığını öne sürdü. Demirbaş, “Bir algı operasyonu yürütülmüştür. Üzerime atılı suçlamaları reddediyorum. Bu dosyadan aklanacağıma inanıyorum” dedi. Emniyet'e işkence ve eski savcıya “siyasi komplo” suçlaması Sanıklar Doğukan Çep, Eray Özyağcı, Vedat Balkaya, Suat Kurt ile Aşkın Mert Gelenbey, duruşmadaki ifadeleri sırasında Ankara Emniyeti’nde savcılıkta verdikleri ifadeleri değiştirerek polis tarafından kendilerine işkence uygulandığı iddia etti. Bu sanıklardan özellikle kendisi de polis memuru olan Gelenbey’in işkence suçlamasında bulunması dikkat çekti. Sanık Eray Özyağcı dosyadaki eski savcıyı kastederek, ifadesinde olayı suikast olarak anlatması için baskıya uğradığını savundu; “Savcılıktaki ifademde genç olan savcı ifademle ilgili ‘Biz bu işin siyasi olduğunu düşünüyoruz. Eğer Devlet Bey'den talimat aldıysan söyle, bizi uğraştırma' dedi. MHP’den iki vekilin ismini ver seni kurtaralım. İçeride de dışarıda da seni koruyacağız’ dedi. Ama kabul etmedim, kimseye iftira atmam dedim” şeklinde konuştu. Ayrıca sanık Doğakan Çep, duruşma arasında gazeteci İsmail Saymaz’ı tehdit etti ve ifadesinde Halk TV ile Sözcü’yü hedef gösterdi. Sanık Suat Kurt da dava süreciyle ilgili medyayı suçladı. Çep’in duruşma boyunca arkasına dönerek basın locasına doğru sürekli bakması ve gazetecilere kafasını sallayarak adeta mesaj vermeye çalışması dikkat çekti.Tetikçi ve azmettirici sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 145 sayfalık iddianamesinde, tetikçi Eray Özyağcı ve onunla birlikte olay yerinde oldukları tespit edilen Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında Sinan Ateş'e yönelik toplu halde, iştirak halinde "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.
Sanık Doğukan Çep hakkında “azmettirici” olarak cinayeti "organize ettiği” iddiasıyla ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş hakkında “suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme’” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.
Sanıklar Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal hakkında ise “iştirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktule yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hapis cezası isteniyor. Dosya kapsamındaki 39 kişiden, haklarında yurtdışına çıkış yasağı kararı olan diğer 17 isim hakkında ayrı bir dosya kapsamında soruşturma yürütüldüğü aktarıldı. Şüpheliler arasındaki Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yıldırım gibi isimler hakkında da savcılıkça ayrıca bir ek iddianame daha hazırlandığı iddia edildi. Sinan Ateş 30 Aralık 2022'de Ankara'da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmüştü. 38 yaşındaki Ateş'in öldürülmesi, MHP ile Ülkü Ocakları arasında bağ olduğu iddialarına neden olmuştu. VOA tarafından geçilen Sinan Ateş cinayeti davasında ilk duruşmada neler yaşandı? haberinde ha-ber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi yoktur. Sinan Ateş cinayeti davasında ilk duruşmada neler yaşandı? haberi web sayfamıza otomatik olarak VOA sitesinden geldiği şekliyle yer almaktadır. Bu alanda yer alan Sinan Ateş cinayeti davasında ilk duruşmada neler yaşandı? haberinin hukuki muhatabı haberi geçen web siteleri ve ajanslardır.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…