Köy Enstitüleri, bir dönemin simgeleriydi. Toprakla, emekle, üretimle, halkla iç içe geçmiş bir eğitim anlayışını hayata geçiren bu kurumlar, sadece öğretmenler yetiştirmekle kalmadı; köylünün hayatına dokundu, onları eğitti, bilinçlendirdi ve toplumsal bir dönüşümün temellerini attı. Ancak ne yazık ki, 1950’li yıllarda kapatılan Köy Enstitüleri ile birlikte, eğitimde bir devrim, köylerin kalkınmasındaki en önemli adım ve halkın kendi değerleriyle yetişmiş öğretmenlerin mücadelesi kayboldu. Bu kurumlar, köylerin gerçek ihtiyaçlarına cevap veriyordu; çünkü köyler kendi topraklarıyla, hayvanlarıyla, üretimleriyle bağlantı içerisindeydiler. Eğitim, köylünün yaşam biçimini anlamak ve ona uygun çözüm yolları sunmak üzerine inşa edilmişti. Ancak bu değerli miras, siyasetin, çıkarların ve kapitalizmin etkisiyle yok oldu.