Bir ormanda yürürken en korktuğum şey sessizliktir.

Çünkü sessizlik çok şeye işaret eder.  Kuşlar ötmüyorsa, ağaçların arasından geçen rüzgâr dalları kıpırdatmıyorsa, uzaktan uzağa her zaman akıntısının sesine alıştığınız derenin sesini duyamıyorsanız bu fırtınadan önceki sessizliğin sesidir.

Bir Uludağ sabahında gün doğmadan uyandık. Tur kayaklarımızı takıp güneşin doğuşunu seyretmek için henüz şafak sökmeden ilerideki tepeye ulaşmak üzere yola çıktık. Önümüzde bir koruluk var. Ne zaman geçsek farklı duygular içinde kalırdım. Yazın güneşten korur, yağmur ve karda fırtınadan saklardı bizi… Nedense bir sığınak gibi görürdüm orayı…