Bir rejim, sadece silah ve kuvvetle değil, aynı zamanda halkın aklını, vicdanını ve ruhunu ele geçirerek ayakta kalır. Bugün Türkiye’de yaşananlar, kültürün, sanatın, sporun ve dinin iktidar tarafından nasıl kontrol altına alındığının, toplumun özgürlüğünün nasıl gasp edildiğinin belgesidir. 23 yıl boyunca, bu dört alanın her biri, iktidarın en büyük silahı haline geldi. Bu silahların etkisiyle toplum, adeta bir ideolojik baskı altına alındı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) gibi köklü bir siyasi parti, iktidarın zulmüne uğramaktan, genel başkanına fiziksel saldırı düzenletmekten çekinmedi. Muhalefeti susturmak, sadece kelimelerle değil, yumruklarla da mümkün kılındı. Siyasi şiddetin meşrulaştırılması, toplumun değerlerine yapılmış büyük bir saldırıdır. Bu, sadece bir partiye yönelen değil, tüm topluma yapılan bir tehdit olarak okunmalıdır.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…