Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal yapısı içinde, son yıllarda kamuoyunun dikkatini en fazla çeken kurumlardan biri haline gelen Diyanet İşleri Başkanlığı, bütçesiyle ve kamu kaynaklarından aldığı payla sık sık tartışmaların merkezinde yer alıyor. Rakamlar ortada: Diyanet’in yıllık bütçesi, bazı yıllarda uzay araştırmalarıyla insanlığın ufkunu genişleten Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA’nın bütçesinin yaklaşık 10 katına yaklaşırken; yine Diyanet Vakfı eliyle toplanan bağış miktarı, 15 Avrupa ülkesinin toplam vergi gelirine denk düşecek kadar büyük rakamlara ulaşıyor. Bu devasa kaynaklara rağmen Diyanet’in, toplumun gerçek ihtiyaçlarına yönelik somut ve sürdürülebilir sosyal hizmet yatırımlarından yoksun oluşu, büyük bir soru işareti doğuruyor: Ne yapıyor bu kurum bu kadar parayı?