Bugünlerde “geçim sıkıntısı”, “hayat pahalılığı” ve “ekonomik kriz” gibi kelimeler, gündelik konuşmalarımızın değişmez parçaları oldu. Elektrik ve doğalgaz faturaları, hızla yükselen market fiyatları, ulaşılmaz hale gelen kiralar derken, her kesimden insan bir şeylerden şikâyet ediyor. Oysa çok da uzak olmayan bir geçmişte, Türkiye’de yaşam daha sade, daha düzenli ve en önemlisi daha insaniydi. Belki bolluk yoktu ama huzur çoktu. Çünkü insanlar bir şeyi çok iyi biliyordu: Ayağını yorganına göre uzatmayı.