Türkiye’nin sokaklarında, pazar yerlerinde ve market raflarında her gün tekrarlanan bir gerçeklik var: Yoksulluk, artık gizlenemez boyutta. Emekli maaşıyla ay sonunu getiremeyen yaşlılar, marketlerde peynirin fiyatına bakıp sadece yarım kalıp alabiliyor. Ayda bir et, haftada bir sebze tüketebilen ailelerin çocukları, beslenme yetersizliğinden gelişim sorunları yaşıyor. Tavuğun bile lüks haline geldiği bu ekonomik çöküntü ortamında, milyonlarca insan hâlâ mevcut iktidara oy veriyor. Bu durumu açıklamak için sadece “cehalet” demek kolaycılıktır. Gerçek daha derin, daha yapısal ve daha acımasızdır.