Doğu Akdeniz’in ortasında gözden uzak, vicdandan da uzak bir halk yaşıyor: Kıbrıs Türkleri. Onlar yüzyıllardır bu adada, bu topraklarda var oldular. Ama ne zaman sözde barış masaları kuruldu, ne zaman diplomatik güvercinler uçuruldu; hep dışlanan, hep görmezden gelinen taraf oldular.

Tarihi bilenler için Kıbrıs meselesi sadece bir “1974 olayı” değildir. Bu hikâye, 1950’lerde Rumların Enosis hayaliyle, yani adayı Yunanistan’a katma hayaliyle başladı. Bu hayal, EOKA adlı terör örgütünü doğurdu. O örgüt, Kıbrıs Türklerinin köylerine saldırdı, kadınları, çocukları, yaşlıları öldürdü. Katliamlar karşısında dünya suskundu. İngiltere, o dönemin sömürge yöneticisi olarak sessizdi. Birleşmiş Milletler ise üç maymunu oynadı.