Bu topraklarda, kendinden olmayana karşı bitmeyen bir kana susamışlık var. Sadece farklı olana değil, insanın kendisine yönelmiş ilkel bir hınç bu… Kuşaktan kuşağa aktarılan, babadan oğula miras bırakılan karanlık bir nefret. Hedef kimi zaman Alevi, kimi zaman Kürt, kimi zaman solcu, kadın, sanatçı, laik… Bu nefret, en örgütlü halini 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta gösterdi.

Taşlar Konuştu, Duvarlar Yandı