İnsanın en derin ihtiyaçlarından biri, anlaşılmaktır. Sadece duyulmak değil; gerçekten hissedilmek, içten içe fark edilmek, söylenmeyenlerin de kavranması… Bir bakışla içinin okunduğunu, bir kelimeyle ruhunun sarıldığını hissetmek. Ama hayat, çoğu zaman bu kadar insaflı değildir. Bazen kelimeler yetmez, bazen de karşındaki seni görmek istemez. Böylece en basit cümlelerin bile yükü artar; en samimi tavırların bile şüpheyle karşılanır. İşte bu noktada, yanlış anlaşılmak kaçınılmaz olur.