CHP’ye yönelik son dönemde artan baskılar, gözaltılar, soruşturmalar ve siyasi operasyonlar; Türkiye’de iktidarın artık demokratik rekabeti değil, muhalefeti tümüyle tasfiye etme stratejisini benimsediğini açık biçimde ortaya koyuyor. Bu baskı dalgasının, Özgür Özel’in genel başkanlığında CHP’nin yeniden yükselişe geçtiği, toplumsal desteğini artırdığı, özellikle yerel seçimlerde birinci parti konumuna yerleştiği bir döneme denk gelmesi tesadüf değildir. Erdoğan ve çevresi, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde “yönetilebilir” bir muhalefet formuna alışmışken; Özel’in daha dinamik, cesur ve hesap soran çizgisi karşısında kontrolü kaybetmiş görünmektedir.