Ata sözümüz ne kadar da isabetlidir: "Dervişin fikri neyse, zikri de odur." Bugün Türkiye'mizde de durum aynen bu. Hükümet bir havada, muhalefet bir başka havada esiyor. Halk ise bu iklim değişikliğinin ortasında, iki ayrı kampa bölünmüş vaziyette. Bir kesim, "Şükür bugünler de gördük" diye hamd ederken, diğer bir kesim, "Artık nefes alacak, dokunulamaz bir yer kalmadı, bittik tükendik" diye haykırıyor. İnsan ister istemez soruyor: "Hayırdır benim halkım!?? Yeni mi aklınıza geldi hükmeden doğruları söylemek?" Bu sesleniş, aslında bir uyanış çığlığıdır. "Ateş düştüğü yeri yakar" misali, herkesin gerçeklerle yüzleşme vakti farklı oluyor.