Eskiden bu memleketin ruhu başka olurdu. Anadolu sadece toprak değildi, insanıyla yoğrulmuş bir harman yeriydi. Dinle değil, milletin kardeşliğiyle ayakta dururdu burası. Türk, Kürt, Ermeni, Laz, Çerkes, Alevi, Sünni, Gürcü, Roman, Rum… Hepsi aynı çeşmeden su içer, aynı sofrada otururdu. Kavga mı ederdi insanlar? Ederdi. Ama o kavga siyasetten değil, hayattan çıkardı. Ertesi gün çocuklar hâlâ beraber top oynar, komşu komşuya bir tabak yemek götürürdü. İşte bizim irfanımız, gerçek harmanımız buydu: Ayrışmadan, ötekileştirmeden, milletin kardeşliği içinde harmanlanmak.