Son aylarda kamuoyunun en çok ilgilendiği konudur yolsuzluk. Halk, devlet kurumlarında ve belediyelerde yolsuzluğun olduğunu adı gibi bilir. Bu konuda halkın ikircikli bir durumu yok! Çünkü yolsuzluk yapanlar, halkın gözünün önünde her şeyleriyle.

Yolsuzluk, zehirli bir virüs gibi toplumun en uç ve gizli noktalarına işlemekte. Toplumumuzu zehirleyip çürütmekte. Bu çürüme, her yana pis kokular yayıyor. Çürümenin yaydığı pis kokular, dayanılacak gibi değil. İnsanlar, ağzını burnunu kapasa bile koku yine de her yurttaşın içine işlemekte. Bu duruma, halkımızın uzun süre dayanması olanaksız. Çünkü insanoğlu,  pis kokuyla yaşayamaz. Ayrıca yolsuzluk düzeninin ortaya çıkardığı yoksulluk da yurttaşlarımızın belini büküyor. Nüfusumuzun önemli bir bölümü, ne yazık ki üç öğün yemeği düzenli olarak yiyememekte. Sağlıksız beslenme yüzünden sayrıevleri dolup taşıyor. Bir halkın geçim darlığına, parasının ve geleceğinin çalınmasına, ülkesinin kaynaklarının yağmalanmasına, yoksullaştırılmaya, yasadışılığa, adam kayrılmasına, adaletsizliğe, yasalar önündeki eşitsizliğe sonsuza dek dayanıp katlanması olanaksız. İşte, bu nedenle yolsuzluk soruşturmaları çok önemli ve derinleştirilerek daha geniş kapsamlı sürdürülmeli.