Osmanlı’da kadının adı yoktu; vardıysa da “davarın ardından” sayılırdı. Bugün kim çıkıp da “Osmanlı kadına çok değer verirdi” diye masal anlatıyorsa, ya tarihten bihaberdir ya da bilinçli bir manipülasyon peşindedir. Kayıtlar açık, belgeler ortada: Kız çocukları 11 yaşında evlendiriliyordu. Çocuk! Daha bebekliğinden çıkmamış bir can, bir adamın karısı yapılıyordu. Bu nasıl toplum? Bu nasıl vicdan?

Dahası, tecavüze uğrayan kıza “rıza vardı” diye tutanak düşen bir anlayışın kültürel tortusu hâlâ üzerimizde. Faili koruyan, mağduru suçlayan, kadını susturan erkek düzeni… Bu düzen öyle kolay kolay ortadan kalkmadı; bakın, bugün bile mahkeme salonlarında hâkim savcının ağzından çıkan kelimelere. Bir cümle, bir bakış, bir ödül gibi dağıtılan iyi hâller… Hepsi aynı zihniyetin ürünü.