Ekran bağımlılığı, çocuk ve gençlerin duygularını hızla yok ediyor. Peki, bu nasıl oluyor?

Uzun süre ekrana bakan kişi, giderek yaşamın gerçeklerinden kopuyor. Yaşamın karşıtlıklar üstüne kurulu gerçekçiliğini unutuyor bu yolla. Sorun çözme yeteneğini de yitiriyor ekranın soyut, göz boyayıcı, aldatıcı ortamında. Yaşam; olumlusu olumsuzu, iyisi kötüsü, yalanı gerçeği, eğrisi doğrusu, inişi yokuşu, acısı tatlısı, mutluluğu üzüntüsü, ilgisi ilgisizliği, varlığı yokluğuyla bir bütün. Sanal bağımlılığı olan kişi, yaşamın bu gerçeklerini ne yazık ki göremiyor. Çünkü onun yaşamını belirleyen, dünyanın gerçeklerden uzak, başkalarınca kurgulanmış sanal bir yaşam. Aslında buna yaşam demek de pek uygun değil. Çünkü yaşam sanal değil, dinamik ve gerçektir.