Bir ülkede insanlara önce ekmek vereceksin.
Tencere kaynamıyorsa, sofrada umut olmaz. Açlığın olduğu yerde ne vicdan barınır ne sabır kök salar. Karnı aç insana ahlak anlatamazsın. Anlatsan da dinlemez; çünkü açlık, bütün ideolojileri susturan bir gerçektir. Aç insanın kulağı vaaza değil, ekmek kokusuna açıktır.
Sonra barınmayı sağlayacaksın. Bir insanın başını sokacağı bir ev yoksa, o insan yarına dair hiçbir şey düşünemez. Ev sadece dört duvar değildir; insanın onurudur, sığınağıdır, kendini güvende hissettiği tek yerdir. Kirasını ödeyemediği için kapı kapı dolaşan birine “sabret” diyemezsin. Çocuğunu rutubetli bir odada büyüten anneye “şükret” diye öğüt veremezsin. Barınamayan insanın devlete güveni olmaz, söze inancı kalmaz.



Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…